İyi oku gül yüzlüm sana bu son mektubu
Son yarım sigaramı yakarak yazıyorum
Bir yandan göz ucuyla izliyorken mehtabı
Bir yandan da resmine bakarak yazıyorum
Sinemdeki yaralar geçmiş olsa da bini
Derunumda fırtınalar koparken
Susmak düşmüş sözümüze sultanım
İnce ince gözden yaşlar akarken
Hüzün vurmuş yüzümüze sultanım
Cemalin çekilmiş gözüme perde
Güneş naz eylemiş doğmaz sabahtan
Her daim güzellik düşmez ki bahtan
Kırılıp, kınama her şey Allahtan
Gelene eyvallah der de susarım
Var mıdır sevginin günü, saati
Merhum Hasan Tekoğlu’na..
Bu toprağın merdi yiğidi bitmez
Sadece bunlardan biri Tekoğlu
Vatana bayrağa ihanet etmez
Yüreği kocaman iri Tekoğlu
Doğruluk dürüstlük düsturdur dinde
Yalan dolan diyen müslümana tüh!
Bir fıçı şarabı içer bir günde
Sarhoş olup ayan müslümana tüh!
Dost bağı da olsa izinsiz girme
Aşk olur mu maşuksuz
Yol gidilmez ışıksız
Sevelim karşılıksız
Şu üç günlük dünyada
Hep iyiye çıkmaz yol
Mevsimler, seneler gelip geçer de
Ayazın vurduğu kışı unutmam
Zalimin açtığı yara içerde
Uğruna döktüğüm yaşı unutmam
Ne dereler geçtik, ne dağlar aştık
Bunca yıldır uslanmadın
Bu yaptığın iş mi gönül
Hayırsıza çıkmış adın
Heveslerin boş mu gönül?
Ne yoruldun ne de durdun
Sensiz yolun tadı yok, mesafeler uzadı
Muhabbetler hep yarım, keyfi olmuyor usta
Bunca bekleyenin var, silkin de bir kalk hadi
Bir yanımız hep eksik, yerin dolmuyor usta
Ne hayallerin vardı, neler oldu bu sene
Yaş otuz, kırk derken elliyi aştı
Dalıp da maziye vah ömrüm dedim
Takvimler sarardı, yapraklar düştü
Dalıp da maziye vah ömrüm dedim
Uzağı seçemem puslu görürüm




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!