Al yavrumu cahil koyma
A’yı öğret öğretmenim
Yalnız şehri mesken sayma
Köyü öğret öğretmenim
Mademki yaratmış seni Yaradan
İmanlı, ihsanlı kul olacaksın
Sadakayla fitre korur beladan
Fakire verirken bol olacaksın
Neler yazmış ise kul onu görür
Görenler kıskanır yürüme öyle
Keklik gibi sekişine ölem yar
Süzülüp gidersin nasıl da böyle
Irmak gibi akışına ölem yar
İşven deli eder, farklı hallerin
Gönül yükseklerde dolaşıp durma
Gel dost kapısında kul olmayı bil
Sakın “ harabat ehlini hor görme”
Hak için divane, del’ olmayı bil
Gelip de dünyaya kalan var mı hiç
Uyan bu gafletten; ölüm var ey can !
Yaptığın yanına kalır kâr mı hiç
Uyan bu gafletten; ölüm var ey can !
Ağız tadıyla bayram yaşanmıyor ne yazık
Anne-babayı sevip, sayınca bayram olur
Ne söz var ne de sohbet , yürekler kökten ezik
Sevenler sevdiğini deyince bayram olur
Ey Allah’ım varlığına
Bir diyorsun, emrin olur
Ol Muhammed habibine
Yâr diyorsun, emrin olur
Sana yönelen elleri
Bezesem merkebi koysam mektebe
Ne harfleri bilir ne sayı bilir
Getirsem aynayı bak desem tipe
Ne endamı bilir ne boyu bilir
Sırat-ı müstakim üzere yaşa
Menzile yürürken cayma evladım
Dilin kemiği yok konuşma boşa
Duyduğun her sözü yayma evladım
Dünyanın yapısı gösteriş, süstür…
Madem ki yaratmış yaradan bizi
Ona kulluk etmektir işin özü
Gördüğünde ikiyüzlü, bağnazı…
Bakma hiç ardına kaç gönül kaç kaç
Dert bir değil gelir hep akın akın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!