Durduğu bu yerin kadrini bilse
Parça parça edip çıkar mıydı hiç?
Silahı başıma kaç kez dayayıp
O meçhul kurşunu sıkar mıydı hiç?
Türlü vesveseyle böğrüme çöküp,
Bir dilekçe verdim köyde makama
Dedim çok perişan köyümüz muhtar
Kirden sinek yapışmış bak yakama
Aylardır akmıyor suyumuz muhtar
Bulunmaz, cihanda yoktur bir tekin
Bundan muhtar falan olmaz arkadaş
Aynada kendini görse şaşırır
Ne hatır, ne gönül bilmez arkadaş
Biri hatırını sorsa şaşırır
Uzaktan bakınca sanırsın safir
Aruzu görmemiş, heceyi bilmez
Günde iki şiir yazar müptezel
Sabaha uyanmaz, geceyi bilmez
Başıboş avare gezer müptezel
Kaynar tenceresi taşırır durur
Ne gezersin öyle çarşı, pazarı
Yazın ortasında nar mı ararsın
Hayatı bedava, ne bilsin zoru
Hırsızın anlında ter mi ararsın
Çok uzun yaşasan kaç sene eder
Meşhur bir meseldir dinle bak hele
Muhannet kişiyle çıkılmaz yola
Eğilip bükülme hiç sağa sola
“Elif” ol sakın ha “dal” olma evlat
Türkiye’min gür sesi duyulmadan cihanda
Canım almadan ya Rab görmeyi nasip eyle
Müslümanın yanında, küffarın karşısında
Canım almadan ya Rab durmayı nasip eyle
Türk milleti cesurdur, ne korkusu yarından
Yüreğine yâr hasreti düşenin
Dimağına bal damlasa ne çare
Aşk oduyla yanıp yanıp pişenin
Yarası ey’ olmaz gezer biçare
Elazığ / 2020
Zengin kimdir diye düşündüm durdum
Günlerdir bunu hep kendime sordum
Sonunda kendimce bir karar verdim
Vicdanı göğsünde kalan zengindir!
Zenginlik ne para, ne pulla olur
Ne insanlar gördüm ben bu âlemde
İtle it, kurtla kurt olanı gördüm
Kimini silmeli tek bir kalemde
Günah deryasına dalanı gördüm




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!