Beşikten mezara dek “La İlahe İllallah”
İlahımsın sen bir tek “La İlahe İllallah”
İmanımız var özde, dillerimiz niyazda
Deriz her dem namazda , “La İlahe İllallah”
El’den gardaş olmaz bize öz gerek
Zulmü defedecek bir Yavuz gerek
Mürşidi kâmilden kılavuz gerek
Öyle ki onun da velisi makbul
Vatan, bayrak için canını verir
Asrın afeti; zelzele…
Yıktı geçti bir gör hele
Ölüm düştü on bir ile…
Ah Malatya’m vah Malatya’m
Birlikte çok ağıt yaktık
Durduğu bu yerin kadrini bilse
Parça parça edip çıkar mıydı hiç?
Silahı başıma kaç kez dayayıp
O meçhul kurşunu sıkar mıydı hiç?
Türlü vesveseyle böğrüme çöküp,
Bir dilekçe verdim köyde makama
Dedim çok perişan köyümüz muhtar
Kirden sinek yapışmış bak yakama
Aylardır akmıyor suyumuz muhtar
Bulunmaz, cihanda yoktur bir tekin
Bundan muhtar falan olmaz arkadaş
Aynada kendini görse şaşırır
Ne hatır, ne gönül bilmez arkadaş
Biri hatırını sorsa şaşırır
Uzaktan bakınca sanırsın safir
Aruzu görmemiş, heceyi bilmez
Günde iki şiir yazar müptezel
Sabaha uyanmaz, geceyi bilmez
Başıboş avare gezer müptezel
Kaynar tenceresi taşırır durur
Ne gezersin öyle çarşı, pazarı
Yazın ortasında nar mı ararsın
Hayatı bedava, ne bilsin zoru
Hırsızın anlında ter mi ararsın
Çok uzun yaşasan kaç sene eder
Meşhur bir meseldir dinle bak hele
Muhannet kişiyle çıkılmaz yola
Eğilip bükülme hiç sağa sola
“Elif” ol sakın ha “dal” olma evlat
Türkiye’min gür sesi duyulmadan cihanda
Canım almadan ya Rab görmeyi nasip eyle
Müslümanın yanında, küffarın karşısında
Canım almadan ya Rab durmayı nasip eyle
Türk milleti cesurdur, ne korkusu yarından




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!