Hayal kokar bazen su da,
Eski sevgili gibi.
Bir hoş eder,okşar tenleri.
Coşunca gönül,
Bir delilik gelir insana.
Tutunca sevgilinin elini,
Dün,bir ilanda
Rasladım sana.
Zeytin ekmek yerken,
Eski bir gazete üzerinde.
Hani,sarı sayfalar var ya!
Hani,şu seri ilanlardan işte.
Ulan,anasını sattığımın kocamış dünyası.
İçinde tükenmiş onca insanlık mayası.
Zerre bitti kalmadı,azdı kürre ısısı.
Yok oldu sonunda yeşili,canım mavisi.
Ama bitiremediniz fitneyi,neffaasaati.
İnsanı yetiştiremedik geri kaldı ahırı.
Sen,yaban sarmaşığı,
Gönül bahçemi saran.
Bir salkım mor sümbülü kıskanan.
Sen,kalbimin gecesinde gezinen hırsız.
Arasam da bulamam kuytularda saklanan.
Sen,koynumda gizlediğim ak akçe.
Yetmez mecâlim söze ne hâcet.
Hicrânım ah eder sessiz,sessiz.
Her gece düşümde o hûri âfet.
Firkat mi kaderim nihayetsiz? .
Murâd el vermez,sen ver âhiret.
Sevişti gece sabah ile uyanmadı kaldı fîgende.
Esîsin mi dir bana arkana bakmadan sessiz gidişin.
Şimdi oldu dil-şûde bağrım,ona karanlık bir estâne.
Söküp atsam da bu canı,söyle! gayrı elimden ne gelir.
İki aylık rüyanın kahrı,
Bir sene mi sürermiş?
Ey Tanrım.!
Bu mehtabı zehir eden ismi,
Sil gitsin.
Daha kaç yıl tutacaksın hatıraları?
Gam-ı düşürdü gecenin,cânâ yoluna,
Sönüyorken tâ yavaştan hayâl kandilim.
Sardı kollarını o kör karanlığıma.
Yine tutuşturdu âteşi şu cânımı.
Omuzlarından dökülen alev saçları,
Neye yarar,altun asa elinde?
Halk içinde bilindik bir hayrın yok.
Rahmet olsan damlan düşmez hazar' a
Bahçen gül,içinde hezarın yok.
Bulamadıysan eğer,
Bir de eski paspasın altına bakıver.
Belki de!
Sakladığım yerde unutulup kalmıştır.
Gemiş zamanların paslı anahtarı.
Oradaysa, kimseye göstermeden alıver,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!