Tâkat-güdâz sevvâm a râki,sevdâ-cû cânım.
Ten sendedir,bu dert ayırdı Hû,yumdan Hây,ımı.
Bir günâh iledir karardı günbed-i ekvâr ım.
Vur! ,pençe-i kahr ile girye-zâr-ı hicrânımı.
Boş hayal imiş meğer sahte tebessümün,
Kayıp giden uzak yıdızlar gibi.
Emanet bir sevgin vardı,
Şimdi,bir de hediyesi ızdırabın oldu bana.
Gönül şehrim tuzlaya döndü.
Göz yaşım içinde acı seli,
Sakın arama beni boş sayfalarım ağlar.
Gelme, ne olursun gönül güncelerim susar
Dur,çalma kapımı sonra şiirlerim kanar
Meftûnum nicedir sana vefâsız perim.
Hala yakar bağrımı şu hayâli tenin.
Gümüş saçlarım,şimdi senin aynaların.
Dinmez gözyaşım,kucağımda benim ninnim.
Kanamadan sana,geçip gitti bahârım.
Hasret tozu sarmış her yanını dönüşün.
Dur bekle sana varan seferi.
Bakarsın bir vakit dönerim.
Susmaz ahım ağlar bir derdime bir sana.
Kaç yaz geçti üzerinden gurbet kokan yılların?
Bakarken yıldızlara saymayı da unuttum.
Erken düştü yere yaprağın yeşili
Gönül yirmibeş, nüfüs atmış yazsa da.
Beklerken soldu o yalan çiçekleri
Son saatim yirmibeş,zaman dursa da.
Sensiz yaşamak mı,hayatın perhizi?
Söyle!
Ölmek mi,yolcu etmek mi?
Hangisi en kolay?
Yoksa!
Sorgusuz infaz etmek mi?
Ya beni,ya da seni.
Âdemi kapı dibine yıkan bu yas nedir?
Söz biten yerde sükûtun yakını tendedir.
İnanmak bâdâ,gerisi yalan hikâyedir.
Sustu cerh-i gerdân,konuşan o dil-sûhtedir.
Yön bilinmez dâmen-i sahrâ,bu ses nicedir?
Ay uyuklar bulutların gölgesinde mışıl,mışıl.
Rüzgarın ürpertisi sinmiş gözlerinin ötesine.
Bir dokunuş,bir öpüş hırsızlama,
Saklı cennetin kapısını çalarcasına
Tırmandı arsız bedenim.
Dudaklarına uzandı elim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!