Bir misal-i muammâdır bu hâl-i ihtizârım.
Görünse nihân-su,yine açılır fercâm-gâhım.
Bitmez ihtiyâr-ı zahmet,haşre kadar hezâr ım.
Dîle düşsem ne mâni,sensiz sabâh-ı mahşer'im.
Cânâ,bâde-i cân-bahş dolsa kırık peymâneyim.
Bir dargın,
Bir karanlık perde aralıkları.
Çakıldı bakışlarıma kırık düşlerim.
Şeytanı girdi uyutmuyor,gitmiyor,
Gitmiyor ki o hayal bakışlar.
Nelerle,ne yalanlarla süslü öyle.
Ne gâbir, ne de mâzi-i şâd erişmedi.
Mihnet-zede bağrıma tâkadı yetişmedi.
Kara üzüm bağ,leb-i cânân a değse de,
Gönül mahzenleri beni sarhoş etmedi.
Dûd-i dil ile doldu ekvâz yâr elinde.
Taşına dizim sürünse de,
Sensiz boş elimden bana ne.
Falımda firkat gözükse de,
Kem dilin sözünden sana ne.
Düşmüşem kapın eşiğine,
Helâk-ı bî-pâyân olmuşum, derd-i bi-devâ.
Türâbın olmuşum niyâz-kâr,ömrüm bî-sefâ.
Harâbâtımdır sâgarın yolunda bedreka.
Behredir bana zir ü zeber,beşûş-u belâ.
Söz üstüne söz olsa
Yar kulağına varmayanda neye yarar.
Yağmur cama vursa
Gelen kim diye soran yoksa damlası bağrı yarar.
Islak çimende yalın ayağın nesi güzel?
Kolumda gezen yarım yoksa.
Uğradık bir yol üstü, şu yalan Dünya’ ya.
İçtik bir yudum acı kahvesini,
Hatırına kırk yılı da geçti,
Hala ayıramadık dostu ile kahpesini.
Bırak aksın kadehime aşkın,şarâbım olsun.
Umûda içelim,bekli de gelir eski efsûn.
Gel gitme ne olur,kadehler hep sevginle dolsun.
Sana bir sır,sev de bir dakika bir ömür olsun.
Umûrunda mı yanında olmam? ,bakışın efyûn.
Şu ıssız gecenin mehtâbında,
Tırmanır yol alır derin göklere.
Uzayın yürüyen merdivenleri.
Alır götürür beni sessiz bir nefes.
Kayıp yıldızların imza günlerine.
Sıra,sıra,ışık,ışık.
Aralık çıkmazında dar sokak,
Mayıs güneşinde kiralık metrûke.
Tek göz oda bir ben,bir de loş hayâlin.
Kulağımda kış ninnisi mangal başı uykuda.
Nerede kimbilir şimdi nerede?
O emre âmâde dudaklar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!