Tel der ki düğümüne:
Beni çözme, düşeriz yere,
Birlikte tutuyoruz göğü.
Uçurtma der ki çıkma:
Beni öylece alçaltma,
Bırak sultanlar övünsün altınlarla, köşk ile,
Benim yurdumda yücelik vardır yalnız secdeyle!
Bana yalnız senin aşkın gerek — o aşk ki en ulu,
Ki yükselsin o sadâ göklerde huşu nefesiyle.
Ne bir şöhret peşindeyiz, ne de bir pâye ararız,
Ne övünmek haddimizdir, ne de zilletten gelmekteyiz.
Türklük yadigar asyadan, en büyük şandır, taşırız,
Doğduk adımız ezanla, sela ile biten seferdeyiz.
Yol uzaktır, yük ağırdır, neye gam, neye elem?
Dağdan dağa ün salardı adı var diye
Sözü bal, özü hak’tı tadı var diye
Yoldan gelene sofra sererdi diye
Gönül sultanını kahrı belledin
Sazı elindeydi tel tel sır idi
Fânî ömrü heba kılmışım ben
Nefsin yolunda çokça yanılmışım ben
Cennet yurdundan dünyaya inip
Toprakla gözyaşın karıştırmışım ben
Emre muhalif bir adım attım anda
Devlet, uyan! uykuların sonu hüsran,
Her yan kara duman, her ufuk olmuş zindan!
Biri insan, biri hayvan, farkı ilim yaratır,
Cehaletin yüküyle millet nasıl kanatır?
Kaç ders-i felaketle uyandın ne oldu?
Beyninde birer kor gibi acılar yoğruldu.
Fırâkın hançeriyle parçalanmış sîneler gördüm,
Aynı kıbleye dönen başların ayrık yürüdüğün gördüm.
Bir el Kur’ân’a uzanmış, biri kavme sarılmış,
Aynı ezanla uyananlar, ayrı rüyâya dalmış.
Vakit dar, kadeh dolu, ne isyan, ne de fermanın sesi,
Toprakla birdir sonunda tacın da hevesi.
Akıl terazisinde tarttım cennetle cehennemi,
Bir yudum hakikat ağır geldi hepsi.
Yürüyen kelam, hınzır aşa, topal yürüyelim,
Sözün kabuğunu kırıp özüne gidelim.
I
Uzun bir gecenin ilerleyen pençesinde,
İstasyonlarda yankılanan iç çekişle,
Kısmetin, tren pencerelerinden bakınca,
Bir yansımaya dönüşür:
Metanetli akmaz dağın pınarı, kurur gider,
Yarmend, ne cüda, ne zail! her biri vakar eder.
Rüberü mâna bulur, bana vakt-i merhun,
Seni yitirmek ölüm! bana mukadder intizar eder...




-
İsmail Şafak
Tüm YorumlarGönlünüze sağlık ben şiirlerinizideki üslubunuzu beğendim. Ayrıca bir ünal kardeşimiz de Altındağlı imiş, siz de, ben de Benimki Altındağ da doğmuşum, eskiden oturduğumuz yer Karakolun yanında idi, şimdi ne oldu bilmiyorum.