Yalnızsan;
Unutma: göğe açılan bir dal’sın,
Bir kuşun konmasını bekleyen.
Unutma: çölde açan bir gül’sün,
Bir yolcunun susuzluğunu gideren.
Uzanma ey yalnızlık;
İki göz oda hapis gibi bazılarına,
Bizi almayan gemilere yenisi eklenmekte.
Korkudan kapıyı üç kere kilitleyen adam,
İçindeki güvensizliği hangi anahtarla açacak?
Patron yine işçiye yüksekten bakıyorsa,
Adam dediğin hâlâ emir alıyorsa,
Önden gitmek isterim,
Bunu korkudan değil,
Bunu ürktüğüm için değil,
Bunu dayanamayacağımı bildiğim için söylüyorum.
insan sevdiğinin arkasından yürüyemez yolları.
Dünya gidenin ardından kalanlara fazla geniştir,
Yâr deyip bağrıma bastığım günde,
Dağlar şâhid idi ahım ünüme.
Gönlümde açılan gülün renginde,
Hazân erişip de solar mı ola?
Sen bir güzel bulmuş, güle yaslanmış,
Yaş, gümüş rengi nefesiyle aynamı azarlarken,
Ölümü tehdit eden zalim saatlerle alay ediyorum,
Ve gençliğimin alnına sert çizgiler kazırken,
Çünkü gözlerinde daha nazik bir gerçek okuyorum.
Ruhum zarafetini karanlık hızla koruyacak.
Hiçbir ölümlü saat içimde yaşayanı seni alamayacak,
Dönelim kasabaya
Gören göz zaten saşı
Surat desen kiremithane
Dilini kerpetenle açtıran
Yüksek kafayla gürüldeyen dağ
Aşağıda dirhem dirhem azalan.
Yaz bitiyor ışık,
Çiçek parçası rengi soluk, kokusu arsız.
Üstüne parmağınla yazılmış acele isim.
Taş aralığında bir karınca telaşı
Çın çın pazaryeri aksamayan bağırtısı,
Anlık karıncalanma belki,
Gün, fotoğraf gibi soluktur,
Çoktan elimden kayıp gitmiştir.
Güneş çoktan yorulmuştur,
Ömrün dili çözülmüştür,
Ben kalemi elime aldığımda,
Bütün şarkılar bitmiştir.
Yiğitliği dillere düşmüş diyar diyar
Zalime dar gelir ova dağlar
Kılıç çekse titrer beyler paşalar
Köroğlu derler ona, bre bre bre
Ağam kim, beyim kim, paşam kim ola
Yıkıldı hâb-ı asrın rükn-i âmâli serâp oldu
Ne hürriyet kaldı meydânda ne istiklâl hitâp oldu
Zamânın sînesinde kanlı bir feryâd eder vicdan
Kulaklar sağır olmuş, âh u feryâd hep hicâb oldu




-
İsmail Şafak
Tüm YorumlarGönlünüze sağlık ben şiirlerinizideki üslubunuzu beğendim. Ayrıca bir ünal kardeşimiz de Altındağlı imiş, siz de, ben de Benimki Altındağ da doğmuşum, eskiden oturduğumuz yer Karakolun yanında idi, şimdi ne oldu bilmiyorum.