Ünal Serhat Yorgancı Şiirleri - Şair Üna ...

Ünal Serhat Yorgancı

Takvimler giyinmiş birer maskeyle sırıtır,
Ey saat! Ey çürüyen altın yaldızlı ceset!
Günler, iğrenç danslarında ölüme alkış tutar,
Gövdemi değil, aklımı kemirir yegane illet.

Devamını Oku
Ünal Serhat Yorgancı

Kapanan defteri mazîde bırakmak sanâtım,
Cihan devri dönerken nice feryâd işittik.
Ne kadar zulme tahammül eder halk-ı hakîm?
İstihrâr, mâh, razip olacak, çehre-i Hak’tan ışık,

Devamını Oku
Ünal Serhat Yorgancı

İnce yoldan ağır ağır gelen yar
Selâmın değdi de gönlüm titredi
Bir bakışın aldı beni benden alır
Daha adımı sormadan yar eyledi

Ben bir garip kulum yalanım olmaz

Devamını Oku
Ünal Serhat Yorgancı

Biz beton arasında büyüyenler!
Fabrikalar, reklam panoları, uykusuz ekranlar.
Bonrevis jestu kıra döke yonttular,
Eylem meçhul, cümleler tamamlanmamış.
Gözlerimizi göğe çevirdik mi karartılar iner.

Devamını Oku
Ünal Serhat Yorgancı

Sözü Hak’tan açarsın, elin harama kayar,
Dilin zikirle dolu, kalbin fitneyle yanar.
Cübben geniş, sakalın uzun, yüzünde sahte nur,
Ne garip, gözlerinde menfaatte yakın sur!
Tesbih elden düşmezken, safsan hep makamına,
Allah dersin, bakmazsın hiç, yetimin gözyaşına.

Devamını Oku
Ünal Serhat Yorgancı

Gövdeme harf harf işledi rüyasız uykular,
Derimde erimekte dualar; içimde ayna çatlağı.
Kırmızı cehenem havzası içinde doğdu hatalar,
Bir çocuğun ilk çığlığı gibi kutsalığı.

Defterdar misali döner başımda sülietiniz:

Devamını Oku
Ünal Serhat Yorgancı

Bir rüzgâr esti Samsun ufuklarında, hazin,
Mehtapla yıkanmış gibi parlaktı zemin.
Bir ordu yoktu belki, fakat bir yüce er,
Geçmişti yangınlardan, içinde bin keder.
Toprağa bastı vakur, sükûnla her adım,
Bir milletin sinesinde duyuldu bir akım.

Devamını Oku
Ünal Serhat Yorgancı

Mürekkep döksem ne çıkar, kan aksa da beyhûde,
Ömrü verdik mısrâlara, derdi sağar sandık.
Kırdım zincirlerimi, boş verdim meyhaneye,
Meğer şiir de vefâsız, onu da aklı selim sandık!

Devamını Oku
Ünal Serhat Yorgancı

Her şeyden önce:
Kendini unut.
Çünkü zaman, görünmez bir bıçak gibi, günlerinin yumuşak etini doğrayacak.
Ve sen, kalabalık bir kentin uğrak noktalarında, kendi gölgene bile yetişemeyen bir sürgün gibi kalacaksın.

Bir eserin kumral dumanıyla,

Devamını Oku
Ünal Serhat Yorgancı

Bilmem şaşmalı mı insan,
Gururlu bir efendiye dönüşmem,
Tıraş bıçağıyla kanayan yüzümde
Kısa bir ömrün izleri…
Her şey benden hakkını ister:
Mektupun sözcükleri, saatin tik takı,

Devamını Oku