Cihân bir dâr-ı mihnetdir, gelen konar göçer gider
Bu menzilde ne emn ü râhat, ne sabr u ne sebât var
Esîr-i zincîr-i nefsim sanma ey zâhid beni sen
Benim boynumda aşkın tâcı, ayağımda necât var
Bir öte kavşakta çarpıştık,
Ne güzel, sinirledim içimden.
Tanıdım bu odun arkadaşımı,
Kötü değilmiş birkaç operasyon geçirmiş.
İyi, iyi, pek değişmemiş.
Çocukları büyümüş müydü?
Sâye sâye kanlı bir efsâne gibi genişleyene,
Yâd-ı şevk ellerin, kirpiklerin zevk-i muğberese.
Darılırım muttasıl goncaların lezzet giryanına,
Teslîm olayım kızıl çalan siyam şerârelerine.
Seher! gelme henüz, bırak bu akşam sönsün,
Bugün ay yine doğmuş
Dam üstüne serilir
Elinde gümüş kaşık
Bal olur da sürülür
Nerden çıktın karşıma
Derim akıl uykuda yatan, gözleri açık kör kişi,
Hak demek dildedir sanıp, yükten kaçan serkeş kişi.
“Dayandım” deyip oturmak er kişinin işi midir?
Taş üstüne taş koymayan kul, şehit katında diri midir?
Tevekkül sandın ataleti, miskinliği erdem bildin,
Ter dökmeden ekmek umdun, gökten sofra iner bildin.
Tutsak günler geçiverdi usu tazelik duymadım
Üstümdeki yerleri sarmış irinler
Sabah mı? gelemez yola, içimi lime lime eder,
Kankıran oldu gidişin, zorlama zerk eder.
Beni kendisine kirleten, kendi özünden utandıran…
Toprak ana bilir yükümü benim
Taşa dedim derdim, dinledi tenim
Yol uzun, yol ağır, eksildi tenim
Yürüdüm yürüdüm izimden oldum tükendi
Veyselce söylerim sözüm eğri değil
I
Kurnamız delilik gergefi,
Sökük elbiseye düşen eyer ipleri.
Münacat takımın, fecrilik alabildiğine büyüdü,
Naze bulutları ayaz tırmalar.
Turnalar haberim götürün ile
Yârin kaşı gözü kara sürmeliyle
Dolaştım yaylayı koyun meleğiyle
Gülmeyince gönül yüzün nasıl varsın
Azrail de dolaşır iz peşimde
Turunç öbek budağı, dalı yere eğilmiş (bağ bağa haydi, sır açalım)
Al bozma parçası, içim dile değmiş (can cana güzel, yüz gülelim)
Yârin yolu dumanlı, dağlar karartı kemlemiş (bağ bağa haydi, sır açalım)
N’ider gönül n’ider, yolum yâre varmaz mı (can cana güzel, yüz gülelim)
Giden geri dönmüyor, söyle nere n’eyleyelim




-
İsmail Şafak
Tüm YorumlarGönlünüze sağlık ben şiirlerinizideki üslubunuzu beğendim. Ayrıca bir ünal kardeşimiz de Altındağlı imiş, siz de, ben de Benimki Altındağ da doğmuşum, eskiden oturduğumuz yer Karakolun yanında idi, şimdi ne oldu bilmiyorum.