Ünal Serhat Yorgancı Şiirleri - Şair Üna ...

Ünal Serhat Yorgancı

Millet-i nâdân, uyan artık! geçiyor vakit,
Gör, etrafı kuşatmış ne fırtına, ne afet!
Dünyalar birleşirken, sen hâlâ mı bölünürsün?
Gör, her taş üstüne taş koyanlar nasıl büyür, düşün!
Hürriyetin şanını alıp oynar mı çocuklar?
Yoksa onu yaşatır mı, dâvâsına vurgunlar?

Devamını Oku
Ünal Serhat Yorgancı

Ne var ki durmadan gülüyorsun,
Kalmadı yalvarmak için kaçış.

Paslıydı tüm kapılar
Sarmaşıklar çoktan gevşedi
Bal petekleri işsiz

Devamını Oku
Ünal Serhat Yorgancı

Visâl ümmîdiyle sabrım harâb oldu gecelerde
Bu sabr-ı bî-karârımdan felek bir gün utanmaz mı

Tabîb-i cân iken ol şûh, beni öldürmede mahir
Şifâ bahşeyler elâleme, bu âzâr usanmaz mı

Devamını Oku
Ünal Serhat Yorgancı

Yalnızsan;
Unutma: göğe açılan bir dal’sın,
Bir kuşun konmasını bekleyen.
Unutma: çölde açan bir gül’sün,
Bir yolcunun susuzluğunu gideren.
Uzanma ey yalnızlık;

Devamını Oku
Ünal Serhat Yorgancı

İki göz oda hapis gibi bazılarına,
Bizi almayan gemilere yenisi eklenmekte.
Korkudan kapıyı üç kere kilitleyen adam,
İçindeki güvensizliği hangi anahtarla açacak?
Patron yine işçiye yüksekten bakıyorsa,
Adam dediğin hâlâ emir alıyorsa,

Devamını Oku
Ünal Serhat Yorgancı

Yâr deyip bağrıma bastığım günde,
Dağlar şâhid idi ahım ünüme.
Gönlümde açılan gülün renginde,
Hazân erişip de solar mı ola?

Sen bir güzel bulmuş, güle yaslanmış,

Devamını Oku
Ünal Serhat Yorgancı

Dönelim kasabaya
Gören göz zaten saşı
Surat desen kiremithane
Dilini kerpetenle açtıran
Yüksek kafayla gürüldeyen dağ
Aşağıda dirhem dirhem azalan.

Devamını Oku
Ünal Serhat Yorgancı

Yaz bitiyor ışık,
Çiçek parçası rengi soluk, kokusu arsız.
Üstüne parmağınla yazılmış acele isim.
Taş aralığında bir karınca telaşı
Çın çın pazaryeri aksamayan bağırtısı,
Anlık karıncalanma belki,

Devamını Oku
Ünal Serhat Yorgancı

Gün, fotoğraf gibi soluktur,
Çoktan elimden kayıp gitmiştir.
Güneş çoktan yorulmuştur,
Ömrün dili çözülmüştür,
Ben kalemi elime aldığımda,
Bütün şarkılar bitmiştir.

Devamını Oku
Ünal Serhat Yorgancı

Yiğitliği dillere düşmüş diyar diyar
Zalime dar gelir ova dağlar
Kılıç çekse titrer beyler paşalar
Köroğlu derler ona, bre bre bre

Ağam kim, beyim kim, paşam kim ola

Devamını Oku