Kadrini bilmedim zamanın, sattım üç kuruş keyfe
Meğer canıma ipmiş, boynum doladım, neyleyim
Saat dedikleri cellâtmış, tik tak diye güler yüze
Her vuruşu tokat, yüzüme çaldım, neyleyim
Diyelim rüzgar,
Tuzlu bir sahilin kederini taşımış,
Yosunlar bile umursamamış denizin adını.
Diyelim kimse dönüp bakmamış,
Kararmış limanda bekleyen yorgun gemilere.
En afilisi, en asi ölüm kumarları oynamış.
(Aman) Kağnılar uçurumlar gördüm, gökte dağılmış
Biri dara yürümüş, biri yola salınmış
Kardeşin kanı kardeşe helâl sayılmış
Bölmüşler canı cana, adı nizam olmuş
(Aman) Kardeş kardeşe düşman olmaz
Kahre bu cihanda var mı benim hâlim bilen
Derdimi derdime katan, yüreğime dolan selim
Gezer oldum dağlar taşlar, çağırırım gizlim gizlim
Ne soranım var ne bilen, bir garip kul ben değil miyim
Yol üstünde konakladım, taş yastık eyledim başım
Ey karanlık yanardağ! ateşin bile öldü,
Kozmik evrene, benzer artık aynalardaki yüz.
Gökyüzü, fenalık, uykularımı azapla böldü,
Ve evim, bir tabuttur; eşim, son direnişsiz söz.
Kalemimden dökülen söz, Adem’in ahından gelir,
Topraktan yaratıldım ben, ruhum Rahman’dan gelir.
Cennetin bağlarında gezdim, emre boyun eğdim,
Bir anlık gafletim oldu, gözüm yasak meyveye erdi.
Ya Rab, Sen öğrettin bana isimlerin tamamını,
Kalkın bre ağalar, zaman dar oldu
Kör talih üstümüze ateşler saldı
Demirden gömleği giydik, er oldu
Can verdik yola, canlar bizimdir
Kös vurulsun davullar inlesin yamaç
Boş bakışlı gezgin şehirlerin yolcusuna,
Fırtınanın içinden denizi görmeyi bilen,
Kötülüğü altın gibi avuçlayan,
Pişkinliği ekmek gibi yiyen sana…
Açgözlü arayıcı! hazzı şarapta arıyorsan,
Bir dost gelseydi,
Gözlerinde bahar,
Avucunda serin bir kelimeyle;
Otursaydık sessizce,
Evim şen olurdu.
Yakındın, uzaktın, bir çizgide,
Seslenmedin sağken, şimdi mi?
Bir adım daha atsaydın belki,
Şimdi uzak, bambaşka bir yerde.
Duyulsun dersen şayet,




-
İsmail Şafak
Tüm YorumlarGönlünüze sağlık ben şiirlerinizideki üslubunuzu beğendim. Ayrıca bir ünal kardeşimiz de Altındağlı imiş, siz de, ben de Benimki Altındağ da doğmuşum, eskiden oturduğumuz yer Karakolun yanında idi, şimdi ne oldu bilmiyorum.