Gaza nâmı ezel yazmış alınlara bu fermanı,
Kimindir korku? kimindir kaçış? er olanı tanı!
Bu toprak bir avuç çamur sanan bilmez ne kudrettir;
Her zerresi bir şehîdin altı baştan başa kıyâmettir,
Ey kemend-i hevese takılıp kalan nefs-i zelîl!
Tabut gider, ağır ağır, çökmüş omuzlarında,
Her adımda yankılanır, dertli bir feryâd da!
Sorun ey garip mezarlar, şu yatan kimdir acep?
Gözlerimden kanlı yaşlar akmadadır sebep!
Bir zamanlar dimdik idi, ruhu vardı heybetli,
Parlak pırıltılı ojeler elmas tırnak
Kaşlar ebem kuşağı bir ton maske surat
Sahte bir gülüşle bakışlar tuzak
Her şey tamam ama içi bomboş hayat
Saatler güzellik salonunda geçer
Şimdi kalpler soğuk, gözler hep başka yer
Kararım verilen desteyi, an gelir ezerim,
Gözlerinden ayrı düşünce bir an bile,
Konuşmam, içimde skralyoz büyümektedir,
....
Sen ey yıldızlarla süslü
gecenin karanlığına meydan okuyan
Görünmeyen derinliklerde yaşam bizimle birlikte
Gözlerimiz yüzeye odaklanır, ama gerçek orada değil
Sözlerimizle değil sessizliklerimizle anlarız kendimizi
Ölümün gölgesiyle yalnız kalırız bir gün
Az yaşadığımızı sandığımız bu yaşamda
Akpak şen gülüşü, bir gün döküldü yere…
Ömrü heder etti şişe başında,
İbret gerekmez mi bu hâlden sonra?
Niçin bağlandık ihtiraslara?
Çekilen cefâların hepsi boş nedendir.
Gençliğim, saçlarım gibi, döküldü.
Her şey böyle dökülmüşken,
Dökülmemiş yalnız sevda olamaz bir şey.
Aşkın ölçüsü olarak koyulacağına.
Kendi başına bir anıt gibi
Tek başına ve dayanıklıdır.
Kandil gibi yandı inancımın ışığı,
Bir rüzgâr eser de sönmeye yeltenir.
Bir kadın gülümser—mezarın dışı?—
Gözleri, dipsiz uçurumlar, serin ve kir.
İçtikçe kan dolar saf şiirin bardağı,
Yoksulluğun solgun rengi sinmiş çehre-i zârına,
Bir hüzün gölgesi düşmüş yanık rûy-ı nigârına;
Sükûtunda inler kalbi, gözlerinde deryâ-yı gam,
Bir mâtem nâmesi gibi titrer nefes-i bî-aram.
Kucağında bir tek ümîd, melek-çehreli bir yavruna,
Dudaklarında titrerken bahtına karşı bir bedduâ.
Yüzü güler özü yalan
Her kapıda aynı devran
Gölgeye secde eden can
Doymaz midesi, doymaz can
Dost der yüzüme güler




-
İsmail Şafak
Tüm YorumlarGönlünüze sağlık ben şiirlerinizideki üslubunuzu beğendim. Ayrıca bir ünal kardeşimiz de Altındağlı imiş, siz de, ben de Benimki Altındağ da doğmuşum, eskiden oturduğumuz yer Karakolun yanında idi, şimdi ne oldu bilmiyorum.