Dönek dedikleri yurt benim yurdum
Taşına toprağına gönül koydum
Sevdayı başıma yazı buyurdum
Cellat önümüzde kılıç bilerken
Dost bildiklerimiz yoldan dönerken
Dört yolcu, kara gecede yola düştüler,
Gökyüzünü yırtarak geçtiler,
Köpeklerin hırlamaları yankılandı havada.
Dört yolcu, yüreğinde vatan sevgisi,
Ateşin etrafında toplandılar,
Soğan kırdılar, ardından pekmez yoğurt dilediler.
Altın tahta kurdum sanan
Toprak olur yarın inan,
Kefensiz gelen bu cihan
Kefen biçer, biçer gider.
Beyler atlas giyer bugün,
Zenciler gibi kadınsıyım ben
Bembeyaz alnım ağırbaşlı
Dolgun dudaklarımla
Gittikçe uzaklara götürüyorum seni
Dokunamıyorum, elimde değil...
Dünyanın en güzel Arabistanlısı
Gaza nâmı ezel yazmış alınlara bu fermanı,
Kimindir korku? kimindir kaçış? er olanı tanı!
Bu toprak bir avuç çamur sanan bilmez ne kudrettir;
Her zerresi bir şehîdin altı baştan başa kıyâmettir,
Ey kemend-i hevese takılıp kalan nefs-i zelîl!
Tabut gider, ağır ağır, çökmüş omuzlarında,
Her adımda yankılanır, dertli bir feryâd da!
Sorun ey garip mezarlar, şu yatan kimdir acep?
Gözlerimden kanlı yaşlar akmadadır sebep!
Bir zamanlar dimdik idi, ruhu vardı heybetli,
Parlak pırıltılı ojeler elmas tırnak
Kaşlar ebem kuşağı bir ton maske surat
Sahte bir gülüşle bakışlar tuzak
Her şey tamam ama içi bomboş hayat
Saatler güzellik salonunda geçer
Şimdi kalpler soğuk, gözler hep başka yer
Kararım verilen desteyi, an gelir ezerim,
Gözlerinden ayrı düşünce bir an bile,
Konuşmam, içimde skralyoz büyümektedir,
....
Sen ey yıldızlarla süslü
gecenin karanlığına meydan okuyan
Görünmeyen derinliklerde yaşam bizimle birlikte
Gözlerimiz yüzeye odaklanır, ama gerçek orada değil
Sözlerimizle değil sessizliklerimizle anlarız kendimizi
Ölümün gölgesiyle yalnız kalırız bir gün
Az yaşadığımızı sandığımız bu yaşamda
Akpak şen gülüşü, bir gün döküldü yere…
Ömrü heder etti şişe başında,
İbret gerekmez mi bu hâlden sonra?
Niçin bağlandık ihtiraslara?
Çekilen cefâların hepsi boş nedendir.




-
İsmail Şafak
Tüm YorumlarGönlünüze sağlık ben şiirlerinizideki üslubunuzu beğendim. Ayrıca bir ünal kardeşimiz de Altındağlı imiş, siz de, ben de Benimki Altındağ da doğmuşum, eskiden oturduğumuz yer Karakolun yanında idi, şimdi ne oldu bilmiyorum.