Ünal Serhat Yorgancı Şiirleri - Şair Üna ...

Ünal Serhat Yorgancı

Anamın beni ölümüyle koyup gittiği gibi bırakma
Ömür boyu dolandır bıçak kesişi sesini yanımda
Namlunun ucundan mermi kıranına yakalandığım
Bırak bu koca çocuk, dengenin kangreni olsun.
Bizi birinci sınıf katil yaptılar be şehir!
Canımızı almak istiyorlar, onlarca yıl oldu.

Devamını Oku
Ünal Serhat Yorgancı

Dergah kilimi şen olur
Kızlar zılgıt çalarsa
Yar ilim irfana kurban olur
Şalvarıma dalarsa

Aman aman yandım aman

Devamını Oku
Ünal Serhat Yorgancı

Bir hüzün yarası büyüyor içimde,
Anıt gibi ayakta duruyorum.
Öyle bir sessizlik ki içimde,
Kelimeler bile yankı yapar.
Biz ki sonsuzluktan gelen misafirleriz,
Bir kış günü kadar soluk, bir bahar kadar taze.

Devamını Oku
Ünal Serhat Yorgancı

Derya köpürdü geldi
Bağda güller soldu geldi
Açın yolu durun bakın
Tank, tüfek ahiretlik geldi

Gözler perde olur

Devamını Oku
Ünal Serhat Yorgancı

Yıllar usul usul örmüşse de hicran seddi,
Dön bir bak, ezelden gelen hükmüme beddi.
Zulmât basar, neş’e kalmadı, aşkların feri yok,
Sönüyor gözlerim yüzünde, ömrün son demi.

Devamını Oku
Ünal Serhat Yorgancı

Son anlar çiçeklerin açtığı sabah,
Kıyıya doğru yürüyorum,
Dumanla örtülü gemiler işlemiyor artık,
Geçmişte ne kadar güzeldi bu diyarlar.

- Lumsalın kenarında bir izli taş -

Devamını Oku
Ünal Serhat Yorgancı

Anladım bu sızı, ne yağmurla dinerdi
Ne de bir çift sözle kaderi yenerdi.
Sorarsan günahı, senin payın yoktu,
Bu alın yazısıydı; baştan böyle yoktu.

Ardıma bakma sakın, yolum ağır yüktür,

Devamını Oku
Ünal Serhat Yorgancı

Gönül dergahına vardım bu demde
Aşkın adı yazılı her bir tende
Sevdayı bilmeyen kalır âlemde
Canı var sanırlar, canı katılmaz

Yatmasın ki gönül çalap evidir

Devamını Oku
Ünal Serhat Yorgancı

Putlar, İbrahimler, dizginler,
Dönerken batumun sınırlarına,
Güzelliği ararken çirkinliğin içinden,
Ufaktan yudumlarken, mendil açarken,
İnançların cılızlığı, alümünyumun bükülüşü.
Hepsiyle soyundum insanlığımdan.

Devamını Oku
Ünal Serhat Yorgancı

Dolmabahçe'de akşam üstleri
Boğaz'da bir kırmızı mavzer gibi batan güneş
Kızıl kasrın penceresinde ışık
Ve lâle devrinden kalma tuğralı mühür
Camların perdelerin arasında akşam üstleri
Mabeyn köşkünde telaş telaş bir kadın

Devamını Oku