Bin laneti içtim bir kırık kadehte,
Sevdanın uçurumunda uyandım,
Sürgün dostluklar — nemli bir kefenle —
Ruhumun dibinde çürüyen bir andım.
Ayırdım siyahı beyazdan gecede,
Gözümde döner devran, çağlar aşınır
Bir zaman gölgesinde ben benliğimi
Yolum dardır, taşlıdır, yürek şaşınır
Hangi kapıyı çalsam sorar hâlimi
Dost bildiklerim savrulmuş rüzgâra
Sapsiyah bir akıntıydı zamanlar;
Kayaların içinde rutubetli odalarından fışkırıyordu.
Yırtık kanatlarıyla kuzgunlar,
Çakmaktaşı bulutlara sürtüp kıvılcım çıkarıyorlardı.
Gümüş zırhı yosun tutmuş bir melekti—
Dağların zirvesinde hüseyin yürüyordu
Düşman gizlice pusuda bekliyordu
Saz çalan yaşlı bir kürt tınıları yitmiş
Bozkır rüzgarı sarhoş dalları sallıyordu
Demliğinde çay kokusu vatan için savaşıyordu
Vardiya yarılarına kadar çalıştım diye kızıyorsun,
Yorgunum, bitkinim diye kızıyorsun,
Hay allah oğlanı bırakmayı düşünemedim,
Koca anan'ın elini öpmeyi geçtim sevemedim,
Telefonu açmadım diye kızıyorsun;
Anlıyorum kızmamanın zor olduğu durumlar var!
Bir kadın bekliyor, elinde çanta,
Belki bir kurtarıcı, belki para babası,
Bekarlık çekilmez diye iç geçirir,
Kanımca, onun yanında olmak gerek,
Alın terinde para var, oğul diye atılırlar.
Sabahları şehir çok güzel kokuyor
Ve ben yabancıyım bu kokuya.
Yeniden başlamalı bu şehir,
Sular durulmalı,
Kanlı eller yıkanmalı.
Denizi birleştiren ırmaklarımda,
Damar arası ürperen kösnük tendonlar...
Kalksın, ılık tizle bağırsın ağustosböcekleri,
Dalak gene kaynadı, fesleğenler boy verirken;
Beyin çevresinde, pıhtı atmış kıvrık zaman.
Delibal misali, boyun eğmeyen bir ot,
Elinde paslı kova, taşsın bütün deniz.
Erbabı-ı zeka cefasına razıyız biz,
Yalancı sefa uğruna azıyız biz,
Mescitte riyakâr, meyhanede talim,
Her renge giren boyaya yazığız biz.
Müşrif sâkîlik hesapla dostu seçemez,
Ölüler yaşasın isterdim biraz daha.
Toprağın altındalar, unutulmuşlar gibi değil.
Küçüktüm, yoksul ve güçsüzdüm.
Ama bir keman gibi büyüyordum içimde.
Kardeş, düş, türbe.
İki caddenin kavşağına benzer bir yer burası.




-
İsmail Şafak
Tüm YorumlarGönlünüze sağlık ben şiirlerinizideki üslubunuzu beğendim. Ayrıca bir ünal kardeşimiz de Altındağlı imiş, siz de, ben de Benimki Altındağ da doğmuşum, eskiden oturduğumuz yer Karakolun yanında idi, şimdi ne oldu bilmiyorum.