GÜZERGÂH
Ben, sevdânın tedrisinde, gözlerinden ilhâm aldım,
Sohbetinden telezzüzle, muhabbetinden kâm aldım.
Az mı çekmiştim kahrını, kader denen o zâlimin,
İyi ki uydum gönlüme, felekten intikâm aldım...
KÜÇÜK İNSANLARIN SANAL BÜYÜMESİ
Aydınlığın bittiği yerde başlar karanlıklar,
Ve karanlıkta yaşamayı sever yarasalar
Bir de çirkin yürekli, küçük insanlar...
YAĞMURUNA HASRET NEHİR (Dörtlük)
Yüreğim, terkedilmiş, ölü bir şehir gibi,
Damarlarımda akan, kan değil, zehir gibi...
Bir sevda can çekişir, yağmuruna hasrette,
Denize ulaşmadan kuruyan nehir gibi...
SÎNE-İ YÂR MEYHÂNESİ
Ehl-i aşkın dergâhıdır sîne-i yâr meyhânesi,
Meyhâneyi dergâh kılan, lâl leblerden peymânesi.
Mey değildir serhoş eden, peymânenin âteşidir,
Sun ey sâki, ben de oldum o leblerin dîvanesi...
BEN 'NEY'SEM 'SEGÂH'IMSIN SEN
YandI gönlüm âteşinle, hâle-i mâhımsın sen,
Her gecemden sonra mâvi bâd-ı sabâhımsın sen.
Eşk-i didemsin, yürekte nâle-i âhımsın sen,
Bîgünah gönlümde vâki nâr-ı günâhımsın sen.
ÇAL GÜZELİM
İnce belden bir âhenkle kıvrılarak, bükülerek,
İmbiklerden süzülerek, bin naz ile gel güzelim,
Kızıl zülfü, göz üstüne işmar gibi dökülerek
Etrafına mavi boncuk dağıtarak gül güzelim.
YOZ SEVDALAR
Duyguları tüketen, yozlaşmış bir dünya var,
Bu dünyada yaşanan türlü türlü sevda var.
Herkes kendini Mecnun, ya da Leylâ sanıyor,
Oysa, bu efsanede, tek Mecnun, tek Leylâ var...
İÇİNDE (4+4 8lik Koşma tarzında)
Sen bilmezsin benim derdim;
Kolum kırık, yen içinde.
Olmasaydın ne ederdim;
Gece sakin, deniz durgun, ay parlaktı o gece,
Ay ışığı altında kumsal, gece mavisi bir buluttu
Ve biz bütün bulutların üzerinde gibiydik.
Önce, tüm kemancılar, dizilip karşımıza
'Matmazel dö Pari'den, 'hatırla ey peri'ye kadar
Bütün valsleri çaldılar
Bir güzel yüz; sanki güneş, gökyüzünden süzülmüş,
Siyah saçlar, mermer gibi, omuzlara dökülmüş.
Gizemli bir güzellik ki, gören meftûn oluyor,
Gül dudaklar, efsunlu bir tebessümle bükülmüş...
Gece, ayın ışığını dolayınca sırtına,




-
Filiz Kalkışım Çolak
-
Günay Öztürk Özdemir
-
Fatma Avcı
Tüm YorumlarHoşgörüsü ,pınarlar gibi akar şiirin duvağından ;uçar bir kızın sinesine konar ,bir oğlan gülümser göğsünde, göğün kuşağından rengarenk sevgiler diziliverir boynuna insanın, Ünal babacığımın dokunuşlarından.Sabah eğilir, suyun çehresinden öper, inci tanesi gibi yaşlar sıralanır gözlerinden güle mera ...
'Öyle bir sen ol ki içimde, içinde hep ben olayım.'.. (*)
Tek bir mısra, satırlara bedeldi. güçlü kaleminizi ve yüreğinizi kutluyorum Sayın Ünal bey
herkese göre bir şiir olmuş... :) :) :) :) :