Ünal Beşkese Şiirleri - Şair Ünal Beşkese

Ünal Beşkese

Bir dumanlı hava, kısık soluklar,
Buğulu cam, ardında ıslak sokaklar...
Sarmaş-dolaş gözler ve kör ümitler,
Nazlı gelinler gibi beyaz kadehler
Öyle bir sihirle dolu;
İçtikçe yaşarız, yaşadıkça ölürüz,

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Bir ses asılı kaldı kulaklarımda;
Sevda dolu, nağmeli,
Bir gülüş serpildi içime;
Pembeli, eflâtunlu hâreli,
Ve bir sîma, çakıldı, kaldı yüreğimde;
Papatyalı, karanfilli, lâleli...

Devamını Oku
Ünal Beşkese

İsmini sordular:
'Ka' dedim, 'Ku' dedim.
'Sen halâ seviyorsun' dediler;
'Kem' dedim, 'küm' dedim...

(1961)

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Gül, gözlerinde gülecek yer varken,
Bir gün, gülmeye utanacaksın!
Bıraktığımız yerdeyken her şey, gel!
Bir gün, gelmeye utanacaksın.

Boş kaldırımlarında gecenin, dolaşırken sen,

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Ne bir damla gözyaşı, ne hüzünlü bir bakış
Öylesine duygusuz, kuru bir veda ettin.

Hayallerimiz vardı, ümitlerimiz vardı;
Beni öksüz, hayalsiz, sensiz bırakıp gittin.

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Sevmeyi, gözlerinde bir gülüşte toplayıp
Kollarını omzumda bağlayışın yalanmış.
Bir garip 'Leylâ' gibi, bir dertli kaval gibi
Göğsümde sarsılarak ağlayışın yalanmış.

Mutluluklar, bana hep gülüşünle gelirdi,

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Dün gece, yeşil gözlü bir kadın vardı düşümde;
Yıldızlar doluydu kucağı ve samanyolunu sürüklüyordu peşinde.
Üzerinde, sadece gün batışından kalma eflâtun bir tül vardı
Ve omzuna dökülmüş saçlarında binlerce kıpkızıl gül vardı.
Gül yaprağından dudakları, fettan bir tebessümle bükülüyordu,
Bakışlarından, çiğdem rengi, karşı konmaz dâvetler dökülüyordu.

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Güneş, bazen geceleri de doğabiliyor,
Ya da, bana öyle geliyor....

(2007)

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Yıllardır, içimde yüzsüz bir hüzün,
Gönlü mesken tutmuş, oturur, durur
Dostça bir bakışı, bir güzel gözün
Yönelse, kıskanır, hemen durdurur,
Sevdâsına özensem bir güzel yüzün
Yaşımı, örs gibi başa vurdurur.

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Sohbetin, âşıka doyumsuz bir tat,
Başka bir mutluluk vermezsin, heyhat!
Ne şarkı, ne şiir, ne bir iltifat;
Ara-sıra hoş bir kelâm et yeter...

Beni mest eden o tatlı gülüş,

Devamını Oku