Bir dumanlı hava, kısık soluklar,
Buğulu cam, ardında ıslak sokaklar...
Sarmaş-dolaş gözler ve kör ümitler,
Nazlı gelinler gibi beyaz kadehler
Öyle bir sihirle dolu;
İçtikçe yaşarız, yaşadıkça ölürüz,
Bir ses asılı kaldı kulaklarımda;
Sevda dolu, nağmeli,
Bir gülüş serpildi içime;
Pembeli, eflâtunlu hâreli,
Ve bir sîma, çakıldı, kaldı yüreğimde;
Papatyalı, karanfilli, lâleli...
İsmini sordular:
'Ka' dedim, 'Ku' dedim.
'Sen halâ seviyorsun' dediler;
'Kem' dedim, 'küm' dedim...
(1961)
Gül, gözlerinde gülecek yer varken,
Bir gün, gülmeye utanacaksın!
Bıraktığımız yerdeyken her şey, gel!
Bir gün, gelmeye utanacaksın.
Boş kaldırımlarında gecenin, dolaşırken sen,
Ne bir damla gözyaşı, ne hüzünlü bir bakış
Öylesine duygusuz, kuru bir veda ettin.
Hayallerimiz vardı, ümitlerimiz vardı;
Beni öksüz, hayalsiz, sensiz bırakıp gittin.
Sevmeyi, gözlerinde bir gülüşte toplayıp
Kollarını omzumda bağlayışın yalanmış.
Bir garip 'Leylâ' gibi, bir dertli kaval gibi
Göğsümde sarsılarak ağlayışın yalanmış.
Mutluluklar, bana hep gülüşünle gelirdi,
Dün gece, yeşil gözlü bir kadın vardı düşümde;
Yıldızlar doluydu kucağı ve samanyolunu sürüklüyordu peşinde.
Üzerinde, sadece gün batışından kalma eflâtun bir tül vardı
Ve omzuna dökülmüş saçlarında binlerce kıpkızıl gül vardı.
Gül yaprağından dudakları, fettan bir tebessümle bükülüyordu,
Bakışlarından, çiğdem rengi, karşı konmaz dâvetler dökülüyordu.
Güneş, bazen geceleri de doğabiliyor,
Ya da, bana öyle geliyor....
(2007)
Yıllardır, içimde yüzsüz bir hüzün,
Gönlü mesken tutmuş, oturur, durur
Dostça bir bakışı, bir güzel gözün
Yönelse, kıskanır, hemen durdurur,
Sevdâsına özensem bir güzel yüzün
Yaşımı, örs gibi başa vurdurur.
Sohbetin, âşıka doyumsuz bir tat,
Başka bir mutluluk vermezsin, heyhat!
Ne şarkı, ne şiir, ne bir iltifat;
Ara-sıra hoş bir kelâm et yeter...
Beni mest eden o tatlı gülüş,




-
Filiz Kalkışım Çolak
-
Günay Öztürk Özdemir
-
Fatma Avcı
Tüm YorumlarHoşgörüsü ,pınarlar gibi akar şiirin duvağından ;uçar bir kızın sinesine konar ,bir oğlan gülümser göğsünde, göğün kuşağından rengarenk sevgiler diziliverir boynuna insanın, Ünal babacığımın dokunuşlarından.Sabah eğilir, suyun çehresinden öper, inci tanesi gibi yaşlar sıralanır gözlerinden güle mera ...
'Öyle bir sen ol ki içimde, içinde hep ben olayım.'.. (*)
Tek bir mısra, satırlara bedeldi. güçlü kaleminizi ve yüreğinizi kutluyorum Sayın Ünal bey
herkese göre bir şiir olmuş... :) :) :) :) :