Yanlışlarla geçtik ömrün şu karanlık dehlizinden,
Kurtar bizi Yüce Rabbim, şu günahlar denizinden...
Nasip eyle, kul olarak, ihlâs ile yürümeyi
Hak Peygamber, o Hazret-i Muhammet'in nur izinden...
Pek zariftir gül endâmın, nâzın, edân,hoş hitâbın,
Luutfeyle de,çık seyrâna, ayân eyle âfitabın,
Nasîbimiz,telezzüz-ü temaşadır, bir nigâh et;
Tenvîr etsin gönülleri, mavi nuru mâhitâbın....
Ünal Beşkese
NE OLURSUN...
O gizemli aşk bahçenin kilitlenmiş kapısını
Açmak için bir kez daha yoklat bana, ne olursun,
Gülistânın pembe beyaz güllerinin kokusunu
Canıma can katmak için, koklat bana, ne olursun...
Bahtıma gözlerinin karası mı aksetmiş,
Rengi gecemi saran çeşm-i siy’ahımsın sen.
Sonra, bir tatlı bakış, yıldızlarla raksetmiş,
Gecene sevdâ katan hâle-i mâhımsn sen.
Sen yoksan, kâbus olur geceler hasretinden
her yaş, bahçende yeni bir çiçek daha açmış,
Ve her çiçek, tenine güzel kokular saçmış.
Olgunluk, güzelliğe değer katan ilaçmış,
Sen, gönlümde yıllanmış, lâl bir şarap gibisin.
Masalsı gecelerde, gökyüzümde taht kuran
Sen;
Yirmibir yaşımın onyedilik sevdası,
Toyluk gençlik derken çok daha fazlası,
İki güzel evlâdımın anası...
Ve sonrası;
El ele, omuz omuza, beraber
'Kimler geldi, kimler geçti'
Bir plakta döner dururdu Ajda'nın bu parçası...
Yaşanmış sevdaların anısıydı sanki
Ve bunca yılın özeti gibiydi, dahası...
SECDE
Öyle var ki secdeye, zaman salâha dönsün,
Alnın yere değerken, kalbin İlâha dönsün.
Secde, kulun mir'acı, namazın şahikası,
Öyle var ki secdeye, yüzün Allah'a dönsün.
SEFİL BARONLAR
500 yıl önce, İspanya'da, Engizisyon zulmünden kaçan Yahudilere kucak açmıştı Koca Osmanlı...
100 yıl önce, Bolşevik isyanında, Çarlık Rusya'sından kaçanların da sığınağı, bu topraklar oldu.
Daha sonra, Hitler faşizminden kaçan çoğu Alman ve bir kısım Avusturyalı ve Polonyalı da, güvenli yaşamı yine Türkiye'de aradılar ve buldular.
Jivkov zulmünden, Bulgaristan'dan kaçan sığınmacılar, kendi soydaşlarımızdı ama, daha sonra Saddam'ın zulmündeki Irak'tan kaçıp, Türkiye'ye sığınanlar ,Peşmergeler'di.
KÖRDÜĞÜM
Sen, gönlümü seve seve ellerine verdiğim, sen,
Sen, bir demet çiçek gibi, yüreğimde derdiğim sen...
Ve ellerin, iki yavru kumru gibi avcumdayken




-
Filiz Kalkışım Çolak
-
Günay Öztürk Özdemir
-
Fatma Avcı
Tüm YorumlarHoşgörüsü ,pınarlar gibi akar şiirin duvağından ;uçar bir kızın sinesine konar ,bir oğlan gülümser göğsünde, göğün kuşağından rengarenk sevgiler diziliverir boynuna insanın, Ünal babacığımın dokunuşlarından.Sabah eğilir, suyun çehresinden öper, inci tanesi gibi yaşlar sıralanır gözlerinden güle mera ...
'Öyle bir sen ol ki içimde, içinde hep ben olayım.'.. (*)
Tek bir mısra, satırlara bedeldi. güçlü kaleminizi ve yüreğinizi kutluyorum Sayın Ünal bey
herkese göre bir şiir olmuş... :) :) :) :) :