Her sevgili; bir şiir, her sevgide bir roman...
Nice ateşten kalmış gözlerimdeki duman.
Gel, gör ki; hepsi bitti, o acımasız zaman
Şimdi yalnız dünyamda, anılarla kor beni.
Şehvetli geceler, kör mutluluklar,
Hazan vurmuş gülistânı, bahçe harap, târumar,
Ne gül kalmış, ne bir gonca, ne de bülbül sesi var...
Bütün etraf, kızıl- sarı hüzün rengi yapraklar,
Solgun yüzlü, kızıl saçlı mahzun bir yar; sonbahar...
Kader, ufka nar kabuğu rengi bir güz asarsa,
Mor yamaçlarından mağrur dağların,
Kopup gelen kekik kokulu rüzgârla
Keyiflerince dolanıp dururlar
Avare bulutlar.
Ve gelinciklerle papatyalar
Üzerine sırtüstü uzandığınızda,
Bir kızıl karanfildin,
Kokladım seni doya doya, kokun yaksa da genzimi
Lâl bir şarap gibi içtim seni yudum yudum;
Bûselerin meydi, dudakların peymânem
Ben sarhoşun oldum, sen meyhanem,
Ver ellerini bana,
Göğsüme götüreyim.
Meltemler üfle yüzüme,
Ellerin, göğsümde dolaşsın,
Kalbim,
Avcunda atsın.
Kâh gözbebeklerinde muzip bir ışık;
Issız gecelerimin Çoban Yıldızı,
Kâh on sekiz yaş gülüşün; masum ve ılık,
Kâh dudaklarındaki hain kırmızı,
Kâh avuçlarında o dayanılmaz sıcaklık;
Kaç yerimden vurdun beni, kâfirin kızı? ...
her yaş, bahçende yeni bir çiçek daha açmış,
Ve her çiçek, tenine güzel kokular saçmış.
Olgunluk, güzelliğe değer katan ilaçmış,
Sen, gönlümde yıllanmış, lâl bir şarap gibisin.
Masalsı gecelerde, gökyüzümde taht kuran
Bahtıma gözlerinin karası mı aksetmiş,
Rengi gecemi saran çeşm-i siy’ahımsın sen.
Sonra, bir tatlı bakış, yıldızlarla raksetmiş,
Gecene sevdâ katan hâle-i mâhımsn sen.
Sen yoksan, kâbus olur geceler hasretinden
Bir zarif tebessümü, nûr-u şems-i cihanmış,
Sevdâyla terennümü, sohbeti pek sühanmış.
Muhabbeti, her gönlü tezyin eden bir ziynet,
O cânân, garip gönle nasip bir hüsn-ü âmış.
Bir nigâha vurulup, sevdalanmak vebâlim,
Zirve; ayakta kalmanın, dengeli durmanın zor olduğu
Çok sivri bir tepedir.
Herşeyden vazgeçercesine, hep en yükseği istemek
Tehlikeli bir hedeftir.
Çünki zirve,
Tüm yükselişlerin bitip,




-
Filiz Kalkışım Çolak
-
Günay Öztürk Özdemir
-
Fatma Avcı
Tüm YorumlarHoşgörüsü ,pınarlar gibi akar şiirin duvağından ;uçar bir kızın sinesine konar ,bir oğlan gülümser göğsünde, göğün kuşağından rengarenk sevgiler diziliverir boynuna insanın, Ünal babacığımın dokunuşlarından.Sabah eğilir, suyun çehresinden öper, inci tanesi gibi yaşlar sıralanır gözlerinden güle mera ...
'Öyle bir sen ol ki içimde, içinde hep ben olayım.'.. (*)
Tek bir mısra, satırlara bedeldi. güçlü kaleminizi ve yüreğinizi kutluyorum Sayın Ünal bey
herkese göre bir şiir olmuş... :) :) :) :) :