Firakınla yaktığın şu ateşimi gel de söndür,
Hasretinle ziyan olan günlerimi geri döndür.
Çiçeklerin boynu bükük, güneş doğmaz oldu bana,
Geldiğin gün, benim için hayatıma doğan gündür..
Gülüşündür şu gönlümün hem mehtabı, hem güneşi,
Koca bir çınar gibi bak, açtım kollarımı
Gel, bitsin özlem diye, düz ettim yollarımı.
.....Sen ırmak ol, ben deniz, dökül kucağıma yâr,
.....Ay ışığım ol, nurun yağsın ocağıma yâr...
Gönlümün tek gülünü koparıp sana versem
O gül yüzün, düşümde güzel bir serap gibi,
Çaresiz bir sevdâ bu, halim pek harap gibi.
Ellerinin sıcağı gitmiyor ellerimden,
Gözlerin, gözlerimde yıllanmış şarap gibi...
Kaybetti gönül sensiz, ömrün tek neşesini,
Kınalı yapıncağım,
Bir sevdadır kınası, avuçlarında yanar,
Dudağında kavrulmuş hasretlik türküleri.
Bir sevgi yumağı ki, iplik iplik sağdığım,
Elinin sıcağında bulutlara değdiğim,
Gözlerinde kaderin gülüşünü gördüğüm,
Bir deli rüzgârla esip, giriverdin dünyama,
Gözlerin hülyalı, dudakların vaadkâr,
Ve bir yağmur damlası kadar saftı, temizdi yüreğin...
Rüzgârda uçuşurken kızıl saçların
Aşkı özlemişti, belliydi yanan avuçların....
Hayatı dudağından içerken kana kana,
Yüzünü görmek bile, bir hayâl oldu bana…
Kaderim bile olsa, isyan eder yüreğim,
Seni benden çalana, beni sensiz koyana…
Orda bir dev var orada, adı 'Birleşik Devletler',
Sevmesek, istemesek de biz onun 'Bağdat Yolu'yuz.
Orda bir şeytan var orda, adı 'Avrupa Birliği',
Girmesek de, çıkmasak da, biz onun 'emir kulu'yuz.
Atımız da vardı,
İtimiz de vardı.
Otumuz da vardı,
Etimiz de vardı.
Ata, eti verdik,
İte, otu verdik;
İNCİM
Sabah - akşam koklarım, hiç solmayan goncamsın.
Umudum, uğurumsun, dört yapraklı yoncamsın.
Ömrün hazan mevsimi, ufuklar kararırken
Cemrelerin dişi olduğunu anladım
Bu yaşa gelince;
Çok bekletmeye başladılar...
(2005)




-
Filiz Kalkışım Çolak
-
Günay Öztürk Özdemir
-
Fatma Avcı
Tüm YorumlarHoşgörüsü ,pınarlar gibi akar şiirin duvağından ;uçar bir kızın sinesine konar ,bir oğlan gülümser göğsünde, göğün kuşağından rengarenk sevgiler diziliverir boynuna insanın, Ünal babacığımın dokunuşlarından.Sabah eğilir, suyun çehresinden öper, inci tanesi gibi yaşlar sıralanır gözlerinden güle mera ...
'Öyle bir sen ol ki içimde, içinde hep ben olayım.'.. (*)
Tek bir mısra, satırlara bedeldi. güçlü kaleminizi ve yüreğinizi kutluyorum Sayın Ünal bey
herkese göre bir şiir olmuş... :) :) :) :) :