SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ
Bir emanetimiz var, yabancı bir toprakta,
Vatandan ayrı düşmüş, yâd ellerde, firakta...
Üzerinde bayrağım, yorgun dalgalanıyor,
Üç kıt'ada dolaşmış, şimdi bu son durakta...
Dört Kırıntı- Bir Dörtlük
Yüzüğü hoş gösteren, elin letafetidir,
Güzele değer katan, tavrın zerafetidir.,
Gerçek pişmanlık, tövbe, ruhun taharetidir,
Hasmı dosta çeviren, dilin maharetidir.
ŞAİR VE SEVDA
Sırf tende yaşanan aşk, kör kalplere mahsustur,
Gerçek sevdâ, şairin yüreğinde mahpustur.
Her an vuslat mümkünse, o aşkta şiir olmaz,
ODAMDAKİLER
Odam, bir koy değil ama,
Sanki, siyah bir deniz var;
Gece gündüz, hiç habersiz
Gönlümüz, gam-keder nedir, bilmezdi,
Ocaklar sağlıkla tüttüğü zaman.
Ayrılık, aklımıza bile gelmezdi,
Trenler hüzünlü öttüğü zaman.
Ömür takvimine düşünce kışlar,
Köşe bakkalları vardı eskiden, arnavut kaldırımı sokaklarımızda
Ve “kredi”, banka kartlarında değil, kişiliklerde olurdu bizim zamanımızda.
Ya sigara, ya ekmek, önünden geçerken aklımıza mutlaka bir ihtiyaç gelirdi,
Hiç bir şey almasak da, en azından “selâm” alınır, verilirdi.
Her alış-veriş veresiyeydi, ”yaz deftere” denirdi,
Güven, saygı ve sevgi vardı bolcana, sadece onlar peşin ödenirdi.
Biz, sevdânın, muhabbetin aşka varan yoluyuz.
Yaratılmış her varlığın sevgisiyle doluyuz.
Her ne kadar sevdik miydi, Mecnun gibi sevsek de,
Leylâlara kul olmayız, biz Mevlânın kuluyuz
(20/01/2009)
(Bir Gençlik Aşkı Yaşadığım Yer)
Puslu bir kış günü göl kıyısından
Geçerken durup da bir nefes aldım,
Bir sigara yakıp seyrettim gölü;
Hüzün renginde bir hayale daldım.
Hanımlar, beyler,
Dünyada, devletlerin yönetildiği hiç bir rejim, kendisini yok etmeye yönelik bir fikre, hele bu fikir eylem haline dönmüşse, müsamahakâr olamaz.
Ve hiçbir devlet, kendisinden toprak isteyerek orada bağımsız olmayı hedefleyen bir fikre, 'fikir özgürlüğü' gözlüğü takarak bakamaz.
Ve, o devletin vatandaşı olduğuna yürekten inanan hiçbir yurttaş da,
'eh, bunlar da haklı, özgürlük istiyorlar, verilmesi gerekir' diyemez. Böyle düşünenler, ya kendilerini bu devletin vatandaşı, bu ulusun bir ferdi olarak kabul etmeyen kişilerdir, ya da hayatı sadece kitaplarda okuduklarından ibaret sanan ve kendileri gibi düşünmeyenleri ortaçağ zihniyetinde kalmış olmakla suçlayan az gelişmiş beyinli zavallılardır.
SEL GİTMİŞ, KUM KALMIŞ...
Bir bardak demli çay, bir çıtır simit,
Bir deniz kıyısı... Ne ucuz ümit...
Bunu da fakire çok görmüş mabut,




-
Filiz Kalkışım Çolak
-
Günay Öztürk Özdemir
-
Fatma Avcı
Tüm YorumlarHoşgörüsü ,pınarlar gibi akar şiirin duvağından ;uçar bir kızın sinesine konar ,bir oğlan gülümser göğsünde, göğün kuşağından rengarenk sevgiler diziliverir boynuna insanın, Ünal babacığımın dokunuşlarından.Sabah eğilir, suyun çehresinden öper, inci tanesi gibi yaşlar sıralanır gözlerinden güle mera ...
'Öyle bir sen ol ki içimde, içinde hep ben olayım.'.. (*)
Tek bir mısra, satırlara bedeldi. güçlü kaleminizi ve yüreğinizi kutluyorum Sayın Ünal bey
herkese göre bir şiir olmuş... :) :) :) :) :