ZEHİRLİ ZAMBAK
Aşk arayan gönlünle, şuh duruşun, neş'enle
Yüreğimin içinde, ama bana uzaksın.
Gönül çelen, can yakan cazibenle, işvenle
Sen, şeytanın kurduğu kurtuluşsuz tuzaksın.
SEVDALAR
Sevda, yüreğe yağan sağnak, bilinmez huyu,
Sonrası belli olmaz, zaten gönül işinde.
Gelişi hayat verir, sanki gönlün can suyu
Can alan sel afeti, bazen de gidişinde...
AKINCILAR
'Bin atlı, akınlarda çocuklar gibi şendik' (*)
Haçlı zihniyetine, bu ulusun hıncıydık,
İşte, o şiirdeki 'bin atlı Akıncı'ydık.
SONBAHAR
Sonbaharlar,
Nar kabuğu rengindedir hep benim tuvalimde,
Bakır rengi bir gökyüzü iner üzerime, lodos akşamlarda
Geçmiş yazların kurumuş sevdaları dökülür
Not: Yazan da, okuyan da pek kalmadı ama, arada, nazmın bu zor vezniyle yazabilmeye özeniyorum. Hataların hoş görülmesi ümidiyle....
AY IŞIĞI KARARINCA...
Gül ki, gamzen, gül cemâlin bir gülistân eylesin.
Bir tebessüm et ki cânım, Mâh şiirler söylesin.
ÖYLESİNE SEVMEK...
Bildiğim tüm sözcükler kifayetsiz kalıyor
Senin güzel gönlünü anlatmak, övmek için.
Bin bir canım olsaydı, binini sana verir,
Birini ben saklardım, sırf, seni sevmek için...
Ne baharlar geçirdim, güneşi hiç görmeden,
Ve ne bahçeler bozdum bir demet gül dermeden.
Sonra,yolum geçince, bir gülistan ilinden,,
Güz gülleri kokladım bir mihriban elinden....
Bahar goncalarında yok kadife dokusu,
Nerde âlem, nerde sefa,
Gezer durur, bilmez vefa.
Ne gam çeker, ne de cefa,
Dert etmemiş hiç bir defa.
Boş ver, senin nene gerek,
Fingirdeksin, sen fingirdek...
Yıllar, sanatkâr gibi işleyerek hüzünü,
..........Dumanlı bir giz ekler, saçının aklarına.
Sonra bulutlar gelir, gölge kaplar yüzünü,
..........Bir-kaç ılık damlacık düşer yanaklarına...
Kader, ayrılık yazmış, tutamazsın sözünü,
..........Çaresizlik, bir zincir vurur ayaklarına;
Bir gün ayrılsa da yollar, 'sevmedin' diyemezsin
Öyle bir şarkıydı sevdâ, bensiz söyleyemezsin
Nice İstanbul akşamı paylaşmıştım seninle,
Bana bir gönül borcun var, kolay ödeyemezsin




-
Filiz Kalkışım Çolak
-
Günay Öztürk Özdemir
-
Fatma Avcı
Tüm YorumlarHoşgörüsü ,pınarlar gibi akar şiirin duvağından ;uçar bir kızın sinesine konar ,bir oğlan gülümser göğsünde, göğün kuşağından rengarenk sevgiler diziliverir boynuna insanın, Ünal babacığımın dokunuşlarından.Sabah eğilir, suyun çehresinden öper, inci tanesi gibi yaşlar sıralanır gözlerinden güle mera ...
'Öyle bir sen ol ki içimde, içinde hep ben olayım.'.. (*)
Tek bir mısra, satırlara bedeldi. güçlü kaleminizi ve yüreğinizi kutluyorum Sayın Ünal bey
herkese göre bir şiir olmuş... :) :) :) :) :