Ünal Beşkese Şiirleri - Şair Ünal Beşkese

Ünal Beşkese

Kararan gözlerime sitemdir bu sözlerim,
O aydınlık dünyamı, şimdi nasıl özlerim...
Zaten, yolun sonuna çok az bir şey kalmışken
Beni, kör bir zulmete terk etmeyin gözlerim! ..

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Varsın geçsin nice baharlar...Sen, hep
Kucağımda meleyen kuzum gibisin.
Dudakların, ellerin bende kalsın hep,
Sen, ağzımda tadım, tuzum gibisin...

Bir gurup vaktinde gönlüme girip,

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Ezbere okuduğum bir şiirdir gözlerin,
Her dizesi efsunlu sevdalar ile yanan
Ve dilimden düşmeyen bir şarkı dudakların;
'Bûselik' makamından...

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Hem sâkim ol, hem kadehdâş, sohbet-i rindân olsun,
Leblerinden nûş etmezsem, can bana zindân olsun.

Mey-i lâlin rengi vursun kızarsın yanakların
Gül güzelim, içtikçe gül, gül yüzün handân olsun.

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Görmüşüm seni bir kez, çarem yok, esirinim,
Gözlerinin sihiri, gönlümü çaldı gitti,
Kaderimin en güzel rengidir seni sevmek,
Sevgi dolu ellerin, gönlümü aldı gitti...

Önce kızıl saçların, bütün ufkumu sardı,

Devamını Oku
Ünal Beşkese

ŞARKISIZ PLÂKLAR


Gönül bağım hep 'sen' açtı, deremedim güllerini,
Koklamadan doya doya, mevsimler hep kışa döndü.
Ellerimi uzattım da, tutamadım ellerini,

Devamını Oku
Ünal Beşkese

GÜLÜ SEVMEK

Sen, goncalar donanmış bir gül fidanı, ceydâ,
Ben, o güllere âşık, mecnun bülbül-ü şeydâ...
Teninin gül kokusu, göz ferim, can suyumdur,
Firkat; ölüm fermânım, hasret; diyâr-ı beydâ...

Devamını Oku
Ünal Beşkese

SÂKİ

Ebrûli bir lâle gibi cemâlini teşhir edip
Teşrif edince o saki, meclisi lâlezâr eyler.
Mey sunarken, işvelerle, ehl-i aşkı teshîr edip,
İltifâta müteşekkir, mest eden bir nazâr eyler.

Devamını Oku
Ünal Beşkese

GÖNÜL HIRSIZI

Zülfü düşmüş göz üstüne, o ne davetkâr nigâhtır...
Gül dudaklar 'bûselik' de, tebessümü tam segâhtır.
Pek de mâsum değil gerçi, gönüller hırsızı sîmâ,
Gördüm ardında gizlenmiş, bekleşen bin bir günahtır....

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Ben, Nedim'in İstanbul'una yetişemedim. Fakat,1950 lerde başlayıp 1960 larda yükselişe geçen 'İstanbul'u tahrip kampanyası'na kadar en az bir çeyrek yüzyıl, henüz yok edilememiş güzellikleriyle, Yahya Kemâl'in İstanbul'unu içime sindire sindire yaşadım.
Ömrümce İstanbul'da yaşamış olmak, İstanbul'u doya doya ve gönlümce
yaşamış olmak, hayatımın en uzun süren mutluluğu olmuştur. En az son 60 yıldır İstanbul kökenli, İstanbullu zevkine ve kültürüne vâkıf hiçbir Belediye
Başkanına sahip olamayan bu şehir, sevmesini bilen gönüller için halâ kutsal bir sevgili olarak kalabilmişse, bunun sırrı, kanımca Yüce Tanrı'nın da bu şehri çok sevmesi olmalıdır...

Devamını Oku