SARHOŞ
Bir nigâhın değdi gönle, gönlümü bir hoş eyledi,
Nâr-ı sevdân düştü kalbe, bülbülü hâmuş eyledi.
Leblerinden mey-i lâli sundu da, hem, hiç bıkmadan
Kor dudaklar sâki oldu...Yâr, beni sarhoş eyledi...
AYRILIĞIN RESMİ
Kapalı perdeler ve loş bir oda,
Yerde, geçmişte kalan mutluluklarla
Paramparça olmuş bir resim çerçevesi
Tahta bir masa üstünde devrilmiş bardak,
GÜN IŞIĞIM
Gözlerinden gün ışığı, gülüşünden umut saçan,
Kızıl saçlı, kor dudaklı, elâ gözlü sevdiğim var,
Her yerinde pembe, beyaz, gonca gonca çiçek açan,
Bahar yeli gibi esen, güler yüzlü sevdiğim var.
SEVDÂNÂME
Ham zeytin rengi gözler üstünde hâre olur
Kızıl bir gölge gibi düşüp zülfün uçları,
Şu sevdâlı gönlümün derdine çâre olur
Aşk iksiriyle dolu, o müşfik avuçları...
Ben bir ceviz ağacıyım, Gülhane parkında,
Ne sen onun farkındasın, ne de polis farkında…
…………Nazım Hikmet
::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::...
TAKSİM DEVLET SİRKİ
Büyülü gözlerinin, derinlerine dalmak
Uyanması olmayan, sonsuz aşk uykusudur,
Bir kez yakalanınca, mümkün değil kurtulmak,
Senin ela gözlerin, şeytanın pususudur.
Ah, o elâ bakışlar, o mahzun iç çekişler,
Dün, Üsküdar sokaklarından geçtim
Hani, o, elli yıl önce beraber yürüdüğümüz sokaklar...
Ve atıverip üzerlerinden, yılların yığdığı tozu, dumanı
Canlanıverdi ihtiyar belleğimde
Sağ kalmış bir kaç anı...
Yörük de yaylasında of of, turnalar uçar,
Her biri sevdadır, başımdan geçer
Bir telli turnadır, gönlüme düşer..
Yaylanın rüzgarı, serindir serin
Değmeyin derdime, derindir derin...
Hem yürekte, hem tende sevgiyi duya duya
Her rengiyle yaşadık sevdayı doya doya...
Bu gemi çok yaşlandı, fırtınaya dayanmaz,
Gel, çekelim sevdayı, şöyle sakin bir koya....
Bu sevda gemisinde ne denizler dolaştık,
Gurbette hep hüzünlüdür akşamlar,
Güneş yakar gökyüzünü, tutuşur da bulutlar;
Sanmayın ki, tepelerin ardında
Gurbette güneş hep bağrımda batar...
Şimdi, hayâl kurmak zamanıdır gurbette,




-
Filiz Kalkışım Çolak
-
Günay Öztürk Özdemir
-
Fatma Avcı
Tüm YorumlarHoşgörüsü ,pınarlar gibi akar şiirin duvağından ;uçar bir kızın sinesine konar ,bir oğlan gülümser göğsünde, göğün kuşağından rengarenk sevgiler diziliverir boynuna insanın, Ünal babacığımın dokunuşlarından.Sabah eğilir, suyun çehresinden öper, inci tanesi gibi yaşlar sıralanır gözlerinden güle mera ...
'Öyle bir sen ol ki içimde, içinde hep ben olayım.'.. (*)
Tek bir mısra, satırlara bedeldi. güçlü kaleminizi ve yüreğinizi kutluyorum Sayın Ünal bey
herkese göre bir şiir olmuş... :) :) :) :) :