Büyülü gözlerinin, derinlerine dalmak
Uyanması olmayan, sonsuz aşk uykusudur,
Bir kez yakalanınca, mümkün değil kurtulmak,
Senin ela gözlerin, şeytanın pususudur.
Ah, o elâ bakışlar, o mahzun iç çekişler,
Dün, Üsküdar sokaklarından geçtim
Hani, o, elli yıl önce beraber yürüdüğümüz sokaklar...
Ve atıverip üzerlerinden, yılların yığdığı tozu, dumanı
Canlanıverdi ihtiyar belleğimde
Sağ kalmış bir kaç anı...
Yörük de yaylasında of of, turnalar uçar,
Her biri sevdadır, başımdan geçer
Bir telli turnadır, gönlüme düşer..
Yaylanın rüzgarı, serindir serin
Değmeyin derdime, derindir derin...
Hem yürekte, hem tende sevgiyi duya duya
Her rengiyle yaşadık sevdayı doya doya...
Bu gemi çok yaşlandı, fırtınaya dayanmaz,
Gel, çekelim sevdayı, şöyle sakin bir koya....
Bu sevda gemisinde ne denizler dolaştık,
Gurbette hep hüzünlüdür akşamlar,
Güneş yakar gökyüzünü, tutuşur da bulutlar;
Sanmayın ki, tepelerin ardında
Gurbette güneş hep bağrımda batar...
Şimdi, hayâl kurmak zamanıdır gurbette,
Kararan gözlerime sitemdir bu sözlerim,
O aydınlık dünyamı, şimdi nasıl özlerim...
Zaten, yolun sonuna çok az bir şey kalmışken
Beni, kör bir zulmete terk etmeyin gözlerim! ..
Varsın geçsin nice baharlar...Sen, hep
Kucağımda meleyen kuzum gibisin.
Dudakların, ellerin bende kalsın hep,
Sen, ağzımda tadım, tuzum gibisin...
Bir gurup vaktinde gönlüme girip,
Ezbere okuduğum bir şiirdir gözlerin,
Her dizesi efsunlu sevdalar ile yanan
Ve dilimden düşmeyen bir şarkı dudakların;
'Bûselik' makamından...
Hem sâkim ol, hem kadehdâş, sohbet-i rindân olsun,
Leblerinden nûş etmezsem, can bana zindân olsun.
Mey-i lâlin rengi vursun kızarsın yanakların
Gül güzelim, içtikçe gül, gül yüzün handân olsun.
Bir bilinmezlikler sarmalındayım, lâbirent gibi
Her yanım, cam kırıklarıyla örülmüş duvarlar,
Attığım her adım yeni bir yara,
Tüm hücrelerimden kanlar akıyor
Ve üstümde görünmeyen bir göz var,
Bana, 'öde günahını' der gibi bakıyor.




-
Filiz Kalkışım Çolak
-
Günay Öztürk Özdemir
-
Fatma Avcı
Tüm YorumlarHoşgörüsü ,pınarlar gibi akar şiirin duvağından ;uçar bir kızın sinesine konar ,bir oğlan gülümser göğsünde, göğün kuşağından rengarenk sevgiler diziliverir boynuna insanın, Ünal babacığımın dokunuşlarından.Sabah eğilir, suyun çehresinden öper, inci tanesi gibi yaşlar sıralanır gözlerinden güle mera ...
'Öyle bir sen ol ki içimde, içinde hep ben olayım.'.. (*)
Tek bir mısra, satırlara bedeldi. güçlü kaleminizi ve yüreğinizi kutluyorum Sayın Ünal bey
herkese göre bir şiir olmuş... :) :) :) :) :