ŞU İZMİR'İN KIZLARI
Şu İzmir'in kızlarının çiçek gibi kokusu var,
Ya yasemin, ya gül kokar, ya da kimi bû-i zerrin (.)
Pembe beyaz tenlerinin, pek de narin dokusu var,
Alınlarda ziynet olmuş, ipek saçlar, zülf-ü zerrin.
Ömrümü resmetmeye, baht-ı siyâhım yeter...
Söyle Felek, bu ezâya hangi günâhım yeter?
Dîde giryân, dil perişan, nâz etme mâhım, yeter!
..........'Sine-i sûzanıma âhım yeter,
.......... Pek perişân oldum Allâhım,
Ağustosböcekleri; 'Hakkımızı isteriz' dediler,
Kaplumbağalar isyan etti: 'İşler yavaş gidiyor' diye...
Kediler, nankörlükten şikâyetçi oldu
Ve kargalar çare buldu bu kötü gidişe;
'Dumanlı dağ, az beri gel,
Kara bulut, sen de şöyle...'
Pavyon kızlarının en genci, en güzeli,
İlk aşkını anlattı bana dün gece.
Dumanlıydı gözleri ve lîme lîmeydi dudakları,
Aralık kapıda mahmur bir ışık vardı - çekingen- içeri girmemeliydi
Ve yüzünü gizleyerek anlatıyordu kız;
Lîme lîme dudaklarında çürükler vardı, görülmemeliydi.
Kapkara bir sis umutsuzluk, önümü göremiyorum,
Kör bir rüzgâra binmişim, meçhule gidiyorum
Muhtacım gözlerine, benden yana bak,
Uzat ellerini,uzat! ...Tutamıyorum...
Seninle başlayan düşlerim, seninle bitmeli diyorum,
Buradan geçiyordunuz;
Fıldır fıldırdı gözleriniz,
Belli ki,bir şeyler arıyordunuz.
'Buyurmaz mısınız' dedim,buyurdunuz,
Pek mânâlı bakıyordunuz.
Sadece senin adını yazacağım
Ve üzerine
'İlkbahar şiirim' diye
Bir başlık koyacağım...
(2008)
Kocamış bir ağaç; kurumuş, bitmiş,
Ne dal, ne yaprak,
Tüm yeşilleri onu terk etmiş....
Doymaz kurtlar dolmuş gövdesine; sırnaşık
Ve sarmış her yanını
Yaşamın ihaneti gibi
Allahın bana lûtfu, en büyük ihsanısın,
Sen, belki de, dünyanın en dürüst insanısın.
Namus, onur ve vakar, Allah hepsini dermiş,
Güzellikleri sana karakter diye vermiş.
Korku değil, inançla gönlünü âbâd eyle,
Gerçek, Allah sözüdür, yürekten biâd eyle.
O yüce nurdan sana bir zerre nasip olsa,
Gölgede kalanlar var, onları irşâd eyle.




-
Filiz Kalkışım Çolak
-
Günay Öztürk Özdemir
-
Fatma Avcı
Tüm YorumlarHoşgörüsü ,pınarlar gibi akar şiirin duvağından ;uçar bir kızın sinesine konar ,bir oğlan gülümser göğsünde, göğün kuşağından rengarenk sevgiler diziliverir boynuna insanın, Ünal babacığımın dokunuşlarından.Sabah eğilir, suyun çehresinden öper, inci tanesi gibi yaşlar sıralanır gözlerinden güle mera ...
'Öyle bir sen ol ki içimde, içinde hep ben olayım.'.. (*)
Tek bir mısra, satırlara bedeldi. güçlü kaleminizi ve yüreğinizi kutluyorum Sayın Ünal bey
herkese göre bir şiir olmuş... :) :) :) :) :