Ünal Beşkese Şiirleri - Şair Ünal Beşkese

Ünal Beşkese

Griden siyaha kadardır benim gökkuşağımın yedi rengi,
Yosun tutmuş göz pınarlarıma
Geceler boyu dalgalar vurur, sessiz
Hüzün vardır şiirlerimde, yüreğimden taşıp gelen
Belki, biraz da siz...

Devamını Oku
Ünal Beşkese

'Adalet' denen kavram; dünyada var olsaydı
Güçlüler, zayıfların rızkını yiyemezdi.

Koskoca develerde biraz akıl olsaydı
Kervanın en önünde 'eşek' yürüyemezdi.

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Ne zaman daralsa içim, kapkara bulutlar dolsa ufkuma,
Dudaklarını düşünürüm, pembeye döner tüm bulutlar.
Huzurla dolarım.
Bazen, zemheride hissederim kendimi, üşür, titrerim,
Ellerini özlerim o zaman;
Ellerin dolaşır damarlarımda, sıcacık,

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Bak, pespembe bulutlar serdim ayaklarına,
Çıkalım, yükselelim göğün yücelerine
Bir pembe gülüş gelsin mahzun dudaklarına,
Ayışığı olalım sevdâ gecelerine...

Şarkılar söyle bana, kollarımda yatarken

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Yalnız başlık parası aranıyorsa eşte,
Kızlar gelin edilir, henüz daha on beşte
Sevgi, başlık yerine geçmiyor o hesapta,
Gençlerin yürekleri yana dursun ateşte
Tüm türküler kavrulur şimdi kızgın güneşte
Kurdun gözü kuzuda, çakalın gözü leşte...

Devamını Oku
Ünal Beşkese

ŞAİRİN TÜKENİŞİ

Yıllar, hep gerçeklere sürdü, karaya vurdum,
Hayâl denizlerimde artık yüzemiyorum.
Öylesine kördüğüm tatsız tuzsuz duygular,
Yüreğimden bir türlü, aşkı süzemiyorum.

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Alev alev kızıl saçlar, yakar gönlü, kül eyler,
Bir savrulur işve ile, tüm ufkumu al eyler,
Hele bir de, yanaklardan kandil kandil dökülür,
Ak gerdana, omuzlara kızıl ipek şal eyler.

Kâh kâkülü yakıştırır, kâfir kadın büstüne,

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Yürüdüm ömür boyu, bıkmadan bu yollarda;
Hep, sevgi dolu bir bulutun altında.
Bir yağmur duasında, göğe açık ellerim;
Ben giderim-o gider, o gider-ben giderim...

Ne sağnak, ne bir damla yağdırmadı o bulut,

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Kara-sarı bir gül'dün,
Solgun, çelimsiz,
Üstelik
Yaprakları, rengi, kokusu
Hepsi yalancı...

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Gülistanın bağrını hep ayrık otu bürümüş,
Yazdan kalma bir gonca gül, dal üstünde çürümüş,
Yedi kollu bir ejderha, bir hışımla yürümüş;
Güle vurgun bir bülbülün söküp almış canını....

O gülistan bir çöl olmuş, diken dolu bir vaha...

Devamını Oku