Dünya, bize ömür boyu kiralanmış bir hanedir;
Havası hoş, suyu güzel, manzarası şahanedir.
Ev sahibi 'çık' deyince, direnmenin faydası yok,
Ecel gelmiş ise cana, baş ağrısı bahanedir...
Bir bilmecem var şimdi size,
Alın kalemi kâğıdı elinize,
Bu bilmece, iki dize;
'Biz mi yeni yıla girdik,
Yeni yıl mı girdi bize? '
.......................
Bir nigâr-ı sûzanınla vecde gelmek ahtım olsa,
Elâ gözün şavkı dolu bir nigâhın, bahtım olsa,
Âşiyânım sînen olsa, peymânem hep; o gül femin,
Bu cihâna şâh olurdum, haclegâhın tahtım olsa...
Ünal Beşkese
'Hasret' nedir, bilir misin?
Ya 'Tahassür'? ...Yani, ümitsiz bekleyiş...
Yok...Bilme varsın,
Sen, hep beklenen olmalısın.
Huzur gibisin, umut kadarsın,
Bir elma ağacının kış boyu beklediği
Bir zamanlar memleketin birinde annesi, babası ve iki ağabeyi ile birlikte yaşayan bir kız varmış.Büyüdükçe, bir kır çiçeği gibi güzelleşen kız, daha 15 yaşında, herkesin dikkatini çeken bir güzel olmuş,
O civarda yaşayan üç namus düşmanı, kıza göz koymuşlar, her fırsatta türlü şekilde taciz etmeye başlamışlar kızcağızı.
Zavallı kız, korkudan evden çıkamaz olmuş.
Fakat bu da çözüm getirmemiş duruma, bir gece bu üç ahlaksız kapıya dayanıp, kızı zorla dağa kaldırmak istemişler.
Kızın ağabeyleri ve babası, onlarla boğuşup adamları kaçırmış ama, ağabeylerden biri, aldığı bir bıçak darbesi sonucu vefat etmiş
Nağme dolu isminle, dilimdeki sühansın,
Hep gülen gözlerinle, gönlümdeki ferhansın.
Bir kez okşayan elden, bir daha çıkmaz kokun
Mor dağların çiçeği, misk kokulu reyhansın
Bir de tatlı dilin var, sohbetin hep şen şakrak,
Neler çeker şu Şeytan elimizden...
Laf aramızda,
Şeytan, saf kalır yanımızda...
Hani, biz de masum değiliz,
Şeytanı, Şeytan olduğuna pişman ederiz.
Birlikte binerdik trene hep,
Önce sen inerdin;
Bir yarım çevirerek başını
Selâm verir gibi bakardın.
Günüm, ömrüm orda biterdi, inan...
Sonra tren yine giderdi;
Yüreğim, sevdânın esiri artık
İstese de kurtulmaz, dolanmış saçlarına,
Ve hüzün, gözlerinin derinliğinden
Dolmuş gönlümün yamaçlarına..
Ellerinin sıcağı ısıtır düşlerimi,
Şarkıların, hücremin parmaklıkları
Aşk getirdim sana Nôra;
Gözlerim dolusu, yüreğim dolusu aşk...
Aşk getirdim sana Nôra
Lôdos akşamlarından Üsküdar'ın.
Aşk şarkıları dinledim gözlerinden;




-
Filiz Kalkışım Çolak
-
Günay Öztürk Özdemir
-
Fatma Avcı
Tüm YorumlarHoşgörüsü ,pınarlar gibi akar şiirin duvağından ;uçar bir kızın sinesine konar ,bir oğlan gülümser göğsünde, göğün kuşağından rengarenk sevgiler diziliverir boynuna insanın, Ünal babacığımın dokunuşlarından.Sabah eğilir, suyun çehresinden öper, inci tanesi gibi yaşlar sıralanır gözlerinden güle mera ...
'Öyle bir sen ol ki içimde, içinde hep ben olayım.'.. (*)
Tek bir mısra, satırlara bedeldi. güçlü kaleminizi ve yüreğinizi kutluyorum Sayın Ünal bey
herkese göre bir şiir olmuş... :) :) :) :) :