Gurubun renkleri düşmüş denize,
Sanki, alev alev yanıyor deniz.
Pembelik aksetmiş gül benzinize;
Akşamın hüznünde, çok güzeldiniz.
'Bir bahâr akşamı rastladım size,
Kafeste bir kuş misali
Dört duvar arasında geçmeye mahkum olsa da kalan ömrüm,
Çocuksu bir umutla bekler hep baharı
İhtiyar gönlüm.
Her ilkbahar
Milli kültürümüzü, muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkaracağız
M.Kemal Atatürk
Kilâb-ı zulme kalmış gezdiğin nazende sahralar,
Uyan ey yâreli şîr-i jiyan, bu hab-ı gafletten...
Namık Kemal
Kapkara bulutların ardına gizlenmiş ay,
Ne bir ışık, ne bir ses bu ölüler şehrinde,
Ürküten bir ıssızlık içindedir bu gece
Kanatsız kuşların bu tekinsiz kafesi.
Öyle bir sessizlik ki, duyulacaktı sanki
Mezarların içinden,ölülerin nefesi
Kara gözlü kuzum, nerdedir, nerde,
Mor bulutlu dağda yoncalar bitmiş,
Kınalım salmış da beni bu derde
Kekiği, yoncayı tatmadan gitmiş...
Ben şimdi nereye varaydım oy, ooyyy,
Sevdanın ateşi, acep nicedir,
Yakıyor gönlümü bunca gecedir.
Gözlerin evet der, dudağın hayır,
Vuslatın, ne müşkül bir bilmecedir...
Gözlerin bir zalim bakar da geçer,
Dünya, bize ömür boyu kiralanmış bir hanedir;
Havası hoş, suyu güzel, manzarası şahanedir.
Ev sahibi 'çık' deyince, direnmenin faydası yok,
Ecel gelmiş ise cana, baş ağrısı bahanedir...
Bir bilmecem var şimdi size,
Alın kalemi kâğıdı elinize,
Bu bilmece, iki dize;
'Biz mi yeni yıla girdik,
Yeni yıl mı girdi bize? '
.......................
Bir zamanlar memleketin birinde annesi, babası ve iki ağabeyi ile birlikte yaşayan bir kız varmış.Büyüdükçe, bir kır çiçeği gibi güzelleşen kız, daha 15 yaşında, herkesin dikkatini çeken bir güzel olmuş,
O civarda yaşayan üç namus düşmanı, kıza göz koymuşlar, her fırsatta türlü şekilde taciz etmeye başlamışlar kızcağızı.
Zavallı kız, korkudan evden çıkamaz olmuş.
Fakat bu da çözüm getirmemiş duruma, bir gece bu üç ahlaksız kapıya dayanıp, kızı zorla dağa kaldırmak istemişler.
Kızın ağabeyleri ve babası, onlarla boğuşup adamları kaçırmış ama, ağabeylerden biri, aldığı bir bıçak darbesi sonucu vefat etmiş
Bir nigâr-ı sûzanınla vecde gelmek ahtım olsa,
Elâ gözün şavkı dolu bir nigâhın, bahtım olsa,
Âşiyânım sînen olsa, peymânem hep; o gül femin,
Bu cihâna şâh olurdum, haclegâhın tahtım olsa...
Ünal Beşkese




-
Filiz Kalkışım Çolak
-
Günay Öztürk Özdemir
-
Fatma Avcı
Tüm YorumlarHoşgörüsü ,pınarlar gibi akar şiirin duvağından ;uçar bir kızın sinesine konar ,bir oğlan gülümser göğsünde, göğün kuşağından rengarenk sevgiler diziliverir boynuna insanın, Ünal babacığımın dokunuşlarından.Sabah eğilir, suyun çehresinden öper, inci tanesi gibi yaşlar sıralanır gözlerinden güle mera ...
'Öyle bir sen ol ki içimde, içinde hep ben olayım.'.. (*)
Tek bir mısra, satırlara bedeldi. güçlü kaleminizi ve yüreğinizi kutluyorum Sayın Ünal bey
herkese göre bir şiir olmuş... :) :) :) :) :