Felek ayrılık yazmış, bilmiyorum, ne diye?
Bu hüzün kaldı bana, son vedândan hediye.
Kaç kez sildim elimle görünmesinler diye
Yine de nemlenmeden durmuyor mahzun gözüm...
Öksüz kalmış geceler hep gözlerin düşlenir,
Doğduk,
“Bu Dünya sizindir” dediler.
Masmavi gök, rüzgârlar, yağmurlar bizimdi;
Sevindik...
“Şunlar iyidir”, “bunlar kötüdür” dediler;
İnandık.
Bir gözyaşı bulutu çöküverdi üstüme,
Anıların yükünü çekemem sensiz, gitme!
Korumasızım Tanrım, boşalmasın bu bulut,
Bir umut ver ne olur, hayat veren bir umut.
Kırk yıldır hep seninle başladı sabahlarım,
Ekmeği kutsal yapan
'Buğday' mucizesidir.
Güneşin sonsuz sabrı
Ve toprağın analık özverisidir.
'Buğday', İlâhî gücün yüce felsefesidir,
Yaratan'ın kuluna rızk olan nefesidir.
HÜZZAM
Titriyor sahipsiz, öksüz ellerim,
Gökte, yalnız kalmış güneş üşüyor,
Kirpiğimde donmuş yılgın anılar,
'Birlikte bir mutluluk örelim 'dedik,
Bâzı şeyleri eksik görmüşüz..
Bilmiyorum, hangimiz 'şiş', hangimiz 'yün'üz,
Yanlışlıkla hep 'lâstik' örmüşüz;
İki ters-bir düz...
.....Ve günlerden sonra seni tekrar görürsem,
Sensiz üç mevsim süren kışımdan sonra
Kollarımı açıp bekleyeceğim,
İlk cemremsin, düşeceksin,
Bu kış, dört mevsim sürmeyecek.
Bir bahar rüzgârı gibi dolacaksın içime,
Bir rüzgâr esiyor Çamlıca'dan
Ve martılar geçiyor üzerimden
Eski zamanlara doğru...
Bindirip özlemlerimi onların kanatlarına,
Ben de eskilere gidiyorum,
Batı'da 'insan hakları' var,
'Demokrasi','Teknoloji','Zenginlik' var,
İnsanlar çok medenî.
Ancak, bu düzeye ulaşmalarının nedeni;
Başkalarına ödetilen diyet,
'Sömürü', 'İşkence', 'Tecavüz','Ölüm'...
Dünyadaki tüm şerefsizlerin desteğiyle güçlenen yabâni hayvanlar topluluğu,
sadece onbir babanın değil,yüreğinde insâni duygular bulunan tüm babaların bu babalar gününü zehir etti.
Sivil ve askerî kodamanlarımızın kanları yerde kalmayacak söylemleri yanında, halkımızın çoğu da yürekten Allah kahretsin bunları diyor.
Bence,bu ikincisi,daha içten, daha temiz ve gerçekleşme olasılığı biraz da olsa var olan bir dilek.
Zira, birileri, hâlâ insan hakları, demokratik çözüm, pişmanlık yasası, açılım, Kürt kardeşlerimiz edbiyatı yaparken, bu yabâni hayvanlar topluluğunun hakkından gelirse, ancak yüreği yanan anaların, babaların gözyaşları, duaları ile Yüce Allahın hışmı gelebilecek.
Gerisi,artık boş bir ümit gibi gözüküyor...




-
Filiz Kalkışım Çolak
-
Günay Öztürk Özdemir
-
Fatma Avcı
Tüm YorumlarHoşgörüsü ,pınarlar gibi akar şiirin duvağından ;uçar bir kızın sinesine konar ,bir oğlan gülümser göğsünde, göğün kuşağından rengarenk sevgiler diziliverir boynuna insanın, Ünal babacığımın dokunuşlarından.Sabah eğilir, suyun çehresinden öper, inci tanesi gibi yaşlar sıralanır gözlerinden güle mera ...
'Öyle bir sen ol ki içimde, içinde hep ben olayım.'.. (*)
Tek bir mısra, satırlara bedeldi. güçlü kaleminizi ve yüreğinizi kutluyorum Sayın Ünal bey
herkese göre bir şiir olmuş... :) :) :) :) :