Gökten üç armut düşmüş;
Birinin içi geçmiş,
Birisi çürük çıkmış,
Biri, ihtilâl yapmış...
(1960)
Ne 'Anneler Günü', ne 'Babalar Günü'...
Şıpsevdi misin be güzelim,
Senin yüreğin, senenin her günü
Ana-baba günü....
Gözleri efsun rengi, keman kaşı yay gibi
Bu ne güzel yüz Rabbim, ondördünde ay gibi
Bakışları önüne katıp sürükler beni,
Yücelerden coşarak çağlayan bir çay gibi
Bir sonbahar meyvası; ayva gibi, nar gibi,
Birlikte binerdik trene hep,
Önce sen inerdin;
Bir yarım çevirerek başını
Selâm verir gibi bakardın.
Günüm, ömrüm orda biterdi, inan...
Sonra tren yine giderdi;
Yüreğim, sevdânın esiri artık
İstese de kurtulmaz, dolanmış saçlarına,
Ve hüzün, gözlerinin derinliğinden
Dolmuş gönlümün yamaçlarına..
Ellerinin sıcağı ısıtır düşlerimi,
Şarkıların, hücremin parmaklıkları
Aşk getirdim sana Nôra;
Gözlerim dolusu, yüreğim dolusu aşk...
Aşk getirdim sana Nôra
Lôdos akşamlarından Üsküdar'ın.
Aşk şarkıları dinledim gözlerinden;
Gizlenir gözlerdeki damla damla anılar,
Önce ayrılmaz eller, yüreklerde pişmanlık.
Son ümit, hüzne döner, avuçlarında yanar,
Geçen günler yeniden yaşanırken bir anlık
Sesler titrer ve veda...Geride kalan ne var;
Güzel günlerden kalma, resimler, yırtık pırtık...
Heveslerim vardı; içimde kaldı hep,
Sevgilerim vardı -yürekten-; tükendi.
Aşklarım vardı -delicesine-; bitti.
Sevdiklerim, sevenlerim vardı; hepsi gitti.
Düşlerimin hep en güzel yerinde uyandım,
Gel, gurubu seyredeyim kirpiklernin ardında,
Çünki, güneş, gözlerinde daha mutlu batıyor.
Sonra, akşam, bir ilâhî zevkle çırpıp her rengi,
Rengârenk bir çatkı gibi saçlarına çatıyor.
Dinleyici İstekleri - 43 ISSIZ GECEDE....
Hayâldi, geçip giden o hırâmânı düşündüm,
Gönlümü kül eden, âteş-i sûzânı düşündüm.
Bir tahassür tüterken, üstünde bir sis gibi,
Firâkınla öksüz kalan, kalb-i virânı düşündüm...




-
Filiz Kalkışım Çolak
-
Günay Öztürk Özdemir
-
Fatma Avcı
Tüm YorumlarHoşgörüsü ,pınarlar gibi akar şiirin duvağından ;uçar bir kızın sinesine konar ,bir oğlan gülümser göğsünde, göğün kuşağından rengarenk sevgiler diziliverir boynuna insanın, Ünal babacığımın dokunuşlarından.Sabah eğilir, suyun çehresinden öper, inci tanesi gibi yaşlar sıralanır gözlerinden güle mera ...
'Öyle bir sen ol ki içimde, içinde hep ben olayım.'.. (*)
Tek bir mısra, satırlara bedeldi. güçlü kaleminizi ve yüreğinizi kutluyorum Sayın Ünal bey
herkese göre bir şiir olmuş... :) :) :) :) :