Gönlümü bir İzmirli kız çalıverdi, ahh, bu yaz;
Saçlar siyah, gözler yeşil, yanak pembe, ten beyaz...
Sinesinde iri güller, dudakları al kiraz,
Çapkın çapkın bakışında, sanki davet var biraz...
Eğilirken,yakasından görününce gülleri
Yüreğimi, avcuna severek verdim, kendim,
Gönül mülküm senindir, Sultânısın efendim.
Bir tatlı bakışına bin canım feda olsun,
Herşeyimsin, canımsın, cânânımsın efendim...
Fânuslarda saklanmış ümid-i ferdâ gibi
Bir yara var gönlümde, eski bir sevda gibi.
Yüreğim, şimdi sonsuz bir semt-i beydâ gibi,
Sızlanır her seherde, bülbül-ü şeydâ gibi...
Gel, naz etme, gel güzelim, gez gönlümün bahçesinde,
Salın, seher yelleriyle sallanan güller gibi;
Gönül senin, bahçe senin, sana âşık can senin.
Gün ışığı tutuşurken saçlarında, kıpkızıl
Şebnemlerle ıslansın, gül yaprağı dudaklar,
Sevdam senin, hasret senin, feryad-ı figân senin...
Dökülsün omuzlara, saçların çözerek gel,
O elâ gözlerini işveyle süzerek gel,
Gökyüzünde bir yıldız kayar gibi, ardında
Nurundan, ışık dolu bir çizgi çizerek gel...
Son güzün güneşi de kaybolup gitmeden gel,
Hüznü hep gözlerinden, umudu gülüşünden,
Ve sarhoş eden aşkı dudağından içmişim,
Yolumu kaybetmişim, sürüklenip peşinden
O gül kokan sinende, ben kendimden geçmişim.
Mutluluğum, kederim, şükürümsün, âhımsın,
Ömrümüzden kopartılmış bir perdelik oyundu oynadığımız.
Konu, bir yasak aşktı, sonu hicranla biten.
'Yanlış rüya' koymuşlardı adını
Ben ölümüne seven kıskanç adamı oynadım,
Sen, sevilen ve seven kadını.
Sâkin akan berrak bir suydun sen
İki Hidrojen, bir Oksijen'e âşık olmuşlar,
Üçlü bir aşk yaşamışlar.
Sonra, hepsi, bu hayattan bıkmış;
Aşkın 'SU'yu çıkmış......
(2007)
Bir bahar çiçeği taktım yakama,
Taa yüreğime dek kök salıverdi.
Karanlıktı dünyam, renksizdi ama,
Ömrüm o çiçekten renk alıverdi.
Sen, peteğimdeki o bal böceğim,
Bir nigâhı; nâr-ı hicrân, bir nigâhı; sanki ferhân,
Her handesi nazdan üryân, her sitemi eyler giryân.
Sînede hep dumân dumân tüter durur bû-i cânân.
Öyle bir yâr; cânımda cân, bir gülendâm ol mihribân...
Dil haraptır, eyler figân, vurmuş ânı tîr-i müjgân.




-
Filiz Kalkışım Çolak
-
Günay Öztürk Özdemir
-
Fatma Avcı
Tüm YorumlarHoşgörüsü ,pınarlar gibi akar şiirin duvağından ;uçar bir kızın sinesine konar ,bir oğlan gülümser göğsünde, göğün kuşağından rengarenk sevgiler diziliverir boynuna insanın, Ünal babacığımın dokunuşlarından.Sabah eğilir, suyun çehresinden öper, inci tanesi gibi yaşlar sıralanır gözlerinden güle mera ...
'Öyle bir sen ol ki içimde, içinde hep ben olayım.'.. (*)
Tek bir mısra, satırlara bedeldi. güçlü kaleminizi ve yüreğinizi kutluyorum Sayın Ünal bey
herkese göre bir şiir olmuş... :) :) :) :) :