Yeşil bahçeler tüterdi gözlerinde,
Bozkırlar gibi düşlerine girdiği zaman.
Nasıl içi titrerdi, her söz edişte,
'Emmim kızı' diye yavuklusundan...
Her 'bizim oralar' dedikçe
ARZUya esir olmak, bir gaflet uykusudur.
NEFİS, cehennem için kurulmuş bir pusudur.
SEVGİ, Allah vergisi, AŞK, kulun tutkusudur.
HÜSRAN, aşkın kaderi, VUSLATsa utkusudur.
Şöyle bir göz attım dünya'ya;
Kimi, sahte Demokrasi Havârisi,
Kimi, güya İnsan Hakları'nın bânisi,
Biri, Balkanların kâtil ruhlu divânesi,
Biri, Filistin cânisi,
Yetmezmiş gibi bir de
Selâm yollamıştım, 'almam' demişsin;
Almasan ne olur, alsan ne olur?
'Kuru bir selâmla kalmam' demişsin;
Kalmasan ne olur, kalsan ne olur?
Gökten yıldızları dermiştim sana,
Hayatı dudağından içerken kana kana,
Yüzünü görmek bile, bir hayâl oldu bana…
Sabrı tükenmiş artık, isyandadır yüreğim,
Kaderim bile olsa, beni sensiz koyana…
San Marko Meydanında aşkımı ilân ettim ona,
Güneş doğmamıştı henüz, çok erkendi vakit.
Sadece ikimizdik, bir de güvercinler vardı.
Diz çöküp yalvarışıma
Bütün güvercinler şahit...
Gözlerin büyüledi beni şeytanın kızı,
Sevdândan kurtuluş yok, o ne tatlı belâdır.
Ne deniz, ne gök mavi, ne de güller kırmızı,
Gözlerine dalınca, bütün dünyam elâdır.
Sevdan, doyamadığım, binbir renkli bir rüya,
Sevgi, yüreğinden yüzüne vurmuş,
Sevdalı sevdalı bakar gözlerin,
Doyamam, içsem de ben kana kana,
Aşk olup içime akar gözlerin.
Gözlerin ateştir, bakışın alev,
ÇINAR
Terk edilmiş bir konağın bahçesinde, kurumuş,
Yaprakları hep dökülmüş, ihtiyar bir çınarım.
Tüm gövdemi şimdi yeşil bir sarmaşık bürümüş,
Bazen onla sohbet eder, eskileri anarım.
Üzerlerinde zarif bir süs sanki çillerin,
Narin yapraklarıdır pembe gonca güllerin.
Ellerimin içine minik kalbi çırpınan
Yavru kumrular gibi, o isyankâr ellerin...
Ellerin, ellerime değince bir kor gibi,




-
Filiz Kalkışım Çolak
-
Günay Öztürk Özdemir
-
Fatma Avcı
Tüm YorumlarHoşgörüsü ,pınarlar gibi akar şiirin duvağından ;uçar bir kızın sinesine konar ,bir oğlan gülümser göğsünde, göğün kuşağından rengarenk sevgiler diziliverir boynuna insanın, Ünal babacığımın dokunuşlarından.Sabah eğilir, suyun çehresinden öper, inci tanesi gibi yaşlar sıralanır gözlerinden güle mera ...
'Öyle bir sen ol ki içimde, içinde hep ben olayım.'.. (*)
Tek bir mısra, satırlara bedeldi. güçlü kaleminizi ve yüreğinizi kutluyorum Sayın Ünal bey
herkese göre bir şiir olmuş... :) :) :) :) :