HAYAT BİR LÂBİRENTTİR
Hayat bir lâbirenttir, çıkış yolu bir tektir,
Hüner, o doğru yolu bulmak ve izlemektir.
Sevgi, saygı, dürüstlük, mertlik, vefa, özgürlük;
Bunca hasretten sonra değebilsem eline,
Avcunda kına gibi yanacak dudaklarım.
Öperken dudağından, sarılarak beline,
Hayata bir kez daha kanacak dudaklarım.
Gözlerinin önüne çekip pembe tülleri,
Bir güz yaprağı gibi sapsarı, cansız yüzüm,
Kurumuş dudaklarıma asılmış, durur sahte bir tebessüm
Ve yağı tükenmiş kandiller gibi bakar gözlerim.
Şaşkın beynimde bağdaş kurmuş günahlar
-ki elâ gözlerinden kalma hatıralardır hepsi-
Ciğerlerime sigara dumanlarıyla dolmuş bir hasret,
Bir sevdaya düşmüşüm ki, bu aşk, boyum aşıverir,
Dolar, sığmaz da gönlüme, yüreğimden taşıverir.
Yaşamamın lezzetini, kızıl zülfün gizlediği
Yosun rengi gözleriyle, keman gibi kaşı verir.
Yanağındaki gamze, dudağında kıvrılış,
Gözünde ışıldayan sevgi benim olsaydı.
Gülüşünü mey diye içseydim sabah akşam,
O hiç tükenmeseydi, hep yeniden dolsaydı.
O narin güzelliği, o zarif hallerince,
ANLADINIZ...
Denizlerden uzak, çorak bir yerdeyim,
Üzerimde, yolunu kaybetmiş bir göçmen kuş sürüsü,
Yanımda, karaya vurmuş bir Deniz Kızı,
Ve dudaklarımda, henüz kurumuş teninin tuzu...
Bir tebessüm, gonca femden, âşıka bergüzâr kalsın,
Bir nigâh et, gözlerimde titreyen bir nazar kalsın.
Bîgâneysen sen sevdâya, ben neyleyim bîvefâysan,
Git gidersen, varsın gönül ardında âh-u zâr kalsın...
Unut gitsin ettiğin o yeminleri, hıçkırarak,
Ne rüzgârlar doldurdum, eskimiş yelkenime,
Deli deli eserdi her biri sahipsiz göklerde.
Ne denizler tükettim, kalbi kırık bir tekneyle,
Ve içimde ne hüzünler tükettim hiç çalmadığım bir neyle.
.
Her limanda sağnaklar yağdı üstüme, sarışındılar, esmerdiler,
Sen gittiğin zaman
Tutuşurdu denizlerim, yangın yangın
Çiçeklerim, bükerlerdi boyunlarını
Mavi, kaybolurdu gökte,
Havasız kalırdım, yokluğunu solurdum,
Sen gittiğin zaman
Küçücük bir gülüşünle,
Esmer bakışından bir parça
Ve kâkülünden bir tutam
Yüreğime doldurup,
İki damla gözyaşımdan ekledim
Ve iyice karıştırdım
Hoşgörüsü ,pınarlar gibi akar şiirin duvağından ;uçar bir kızın sinesine konar ,bir oğlan gülümser göğsünde, göğün kuşağından rengarenk sevgiler diziliverir boynuna insanın, Ünal babacığımın dokunuşlarından.Sabah eğilir, suyun çehresinden öper, inci tanesi gibi yaşlar sıralanır gözlerinden güle mera ...
'Öyle bir sen ol ki içimde, içinde hep ben olayım.'.. (*)
Tek bir mısra, satırlara bedeldi. güçlü kaleminizi ve yüreğinizi kutluyorum Sayın Ünal bey
herkese göre bir şiir olmuş... :) :) :) :) :