Ünal Beşkese Şiirleri - Şair Ünal Beşkese

Ünal Beşkese

İNTİZÂR (Eski sözcüklerle)

Bir mevsim-i hazândı ki, bağ perîşân, gül perîşân,
Öylesi bir nâr-ı sevdâ, kor perîşân, kül perîşân...
Firakıyla o cânânın,vurgun yemiş gönül bağı
Hasret yakmış tüm ezhârı, gözüm fersiz, dil perîşân...

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Fırtınalı bir denizde,
Dalgalara karşı yüzmek;
Denizle boğuşarak,
Son soluğuna dek,
Nefes nefes, gayret gayret, emek emek,
Fakat

Devamını Oku
Ünal Beşkese

EMRET PADİŞAHIM


'Rüzgârla yükselen toz bulutları, ilk yağmurda çamur olup yere düşmeğe mahkumdur. Necip Fazıl Kısakürek'ten


Devamını Oku
Ünal Beşkese

Kızıl saçlı, elâ gözlü, gül dudaklı bir âfet,
Gülüşünde, bakışında, ellerinde letâfet.
Hele bir de, göz üstüne düşürürse zülfünü,
O emsalsiz bir güzellik, baştan başa zarafet...

Dans ederken, ince beli bir âhenkle büküşü,

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Gözler, bakışının elâ foyası,
Yüzün, ince, zarif bir el oyası,
Sevdân, yüreğimde yaşam mayası;
Severim, doyamam sana güzelim...

Saçına, kızıl bir karanfil takmış,

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Bir muhabbet kuşu gibi, gel de konup sîneme
Anlat bana, sevmek neymiş, sevdâ neymiş mahbûbem,
İnlet sazı mızrap gibi, gel, dokunup sîneme
Dinle gönül tellerimden, 'şeydâ' neymiş, mahbûbem...

Sonu yok bir aşk çölünde, çok kavrulduk, çok yandık,

Devamını Oku
Ünal Beşkese

O kor dudaklarınla,dudaklarımı kavur,
Es üstüme es canım, kızıl saçları savur,
Vur gönlümü bir daha, ela gözlerinle vur
Sevdan bir ömür senin, sen,sevdamın adısın...

Yorgun başımı koyup gül sinende yattım ben,

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Âhu gözlüm, vurulmuşum gözlerinin karasına,
Siyah zülfün ziynet olmuş iki kaşın arasına.
Ürküp kaçma ceylân gibi, hele bir dur, bir gülümse,
Derman olsun, şifa olsun, şu gönlümün yarasına...

Canlar yakar, allı güllü şalvarıyla gezinerek,

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Biz
Hepimiz
'Dünya' sahnesinde oynanan
'Hayat' adlı oyunun
Milyarlarca figüranından biriyiz.

Devamını Oku
Ünal Beşkese

Seni bir deniz kıyısında görmüştüm ilk kez,
Gece, mehtabın koynunda
Aşka doymuş bir kadın gibi serilen kumsalda
Ayışığında öyle bir parlıyordun ki önce,
Gökten kayıp düşmüş bir yıldız sandım seni öyle görünce.
Eğildim, diz çöktüm önünde,

Devamını Oku