GURBET AKŞAMLARI
(4+4, 8 li KOŞMA tarzında)
Çok özledim oraları,
Söğüt sarkan dereleri.
DESTÂN-I MESTÂN
Atımız da vardı,
İtimiz de vardı.
Otumuz da vardı,
Etimiz de vardı.
AŞKIN BEDELİ: HÜZÜN
İnsan, acıyla pişer, aşklar da, ayrılıkla.
Hasreti ve hicranı, aşktan ayırt edemem.
Tat vermez, vuslat her an yaşansa kolaylıkla
İçinde hüzün yoksa, ben, o aşka 'aşk' demem...
KÂBUSLARIM
Sessizliğin sesini dinlerim bütün gece,
Karanlıktan konuşur, sabahtan söz etmeden.
En güzel rengi soran simsiyah bir bilmece
Her renge siyah vurmuş, hiç bir renk gözetmeden...
O gül yüzün düşümde güzel bir serap gibi,
Çaresiz bir sevdâ bu, halim pek harap gibi.
Ellerinin sıcağı gitmiyor ellerimden,
Gözlerin, gözlerimde yıllanmış şarap gibi...
Kaybetti gönül sensiz, ömrün tek neşesini,
Firakınla yaktığın şu ateşimi gel de söndür,
Hasretinle ziyan olan günlerimi geri döndür.
Çiçeklerin boynu bükük, güneş doğmaz oldu bana,
Geldiğin gün, benim için hayatıma doğan gündür..
Gülüşündür şu gönlümün hem mehtabı, hem güneşi,
O gül yüzün, düşümde güzel bir serap gibi,
Çaresiz bir sevdâ bu, halim pek harap gibi.
Ellerinin sıcağı gitmiyor ellerimden,
Gözlerin, gözlerimde yıllanmış şarap gibi...
Kaybetti gönül sensiz, ömrün tek neşesini,
Hayatı dudağından içerken kana kana,
Yüzünü görmek bile, bir hayâl oldu bana…
Kaderim bile olsa, isyan eder yüreğim,
Seni benden çalana, beni sensiz koyana…
Bir deli rüzgârla esip, giriverdin dünyama,
Gözlerin hülyalı, dudakların vaadkâr,
Ve bir yağmur damlası kadar saftı, temizdi yüreğin...
Rüzgârda uçuşurken kızıl saçların
Aşkı özlemişti, belliydi yanan avuçların....
Kınalı yapıncağım,
Bir sevdadır kınası, avuçlarında yanar,
Dudağında kavrulmuş hasretlik türküleri.
Bir sevgi yumağı ki, iplik iplik sağdığım,
Elinin sıcağında bulutlara değdiğim,
Gözlerinde kaderin gülüşünü gördüğüm,




-
Filiz Kalkışım Çolak
-
Günay Öztürk Özdemir
-
Fatma Avcı
Tüm YorumlarHoşgörüsü ,pınarlar gibi akar şiirin duvağından ;uçar bir kızın sinesine konar ,bir oğlan gülümser göğsünde, göğün kuşağından rengarenk sevgiler diziliverir boynuna insanın, Ünal babacığımın dokunuşlarından.Sabah eğilir, suyun çehresinden öper, inci tanesi gibi yaşlar sıralanır gözlerinden güle mera ...
'Öyle bir sen ol ki içimde, içinde hep ben olayım.'.. (*)
Tek bir mısra, satırlara bedeldi. güçlü kaleminizi ve yüreğinizi kutluyorum Sayın Ünal bey
herkese göre bir şiir olmuş... :) :) :) :) :