Nasıl yaşlı bir çınarın kuru gövdesinde
Filîzi sürgünler çıkarsa bir anda,
Kocamış gönlümde de bir sevgi özlemi yeşerir her baharda.
Çatlamış topraklara yağan bereket yağmuru gibi gelince Nisanlar,
Önce bulanıp, sonra berraklaşan belleklerinde
En güzel anıları yeniden yaşar insanlar.
Körler karanlıktan etkilenmezmiş, bilirsin;
Alıştım sensizliğe, artık gidebilirsin!
'İstersen git' diyorum, hissetmem yokluğunu;
Gülüşün bende zaten, gözlerimde sakladım.
Gökyüzümde, yıldızlar dolusu gözlerin var,
Gözlerinde okyanus diplerindeki yosunların yeşili,
Ve geceye dökülmüş kırmızı şaraptır saçların,
Karlı bir yamaç gibi bembeyaz sînede
İri iri açmış pembe kardelenler,
Rengârenk bakışlar, rengârenk gülüşler,
Ve daha neler neler...
Sanmayın, tükenmiş filan gibiyim,
Sadece kırık bir dilan gibiyim...
Kraliçe arısı vefasız çıkmış
Petekleri bomboş kovan gibiyim.
Fidan gibi koçyiğitler, sıra sıra dizilir,
Yâ bismillah! Karda, kışta dağ yoluna düzülür.
Kahpe düşman, adım adım mayın dökmüş yollara;
Her yiğidin düştüğünde, kara toprak üzülür...
Birileri, düşman etmiş kardeşleri kardeşe.
LÂL-Ü GÜHER
Sen, öyle bir mehveşsin ki, benzerin yok, bir tanesin,
Güzel demek günah sana, şâhanesin, şâhanesin...
Elâ gözler, kor dudaklar, sarhoş eden bakışların,
Şarap rengi saçlarınla, sen, efsunlu meyhânesin...
Âlemi yaratmışsın dikeniyle, gülüyle
Mühür dikende değil, hayır; gülün olmakta.
Hak aşkı îmandadır, kulun her ameliyle
Kâlpte ateşsin Rabbim, hüner külün olmakta...
Ham kalmak, nefse zuldür, sabırla pişmek gerek,
Unutmak mümkün mü hiç, senle geçen günleri?
Aşkı, unutmak için yaşamamıştım ki ben...
Zamana hançer sokan vedâ ânından beri
Elinin sıcaklığı ellerimde dururken
'Unutturamaz seni hiçbirşey, unutulsam da ben'
SEVMEK, BÖYLE BİR ŞEY...
Sevdanın lugatında, bir tek 'aşk' hecesi var,
Oysa, benin gönlümde, daha binlercesi var.
Gözlerim, her lisandan anlatıyor sevgimi,
Söyle, senin bildiğin hangi dil, nece'si var?
Zaman bir rüzgar gibi ömrümde esti, geçti
Gençliğimde gönlüm hep, güzel olanı seçti
Her çiçekte bir damla bal bulsa aldı içti
Sonra baktım elimde kalan sadece hiçti...
Pusulasız gezdim hep, hayat denen ummanda




-
Filiz Kalkışım Çolak
-
Günay Öztürk Özdemir
-
Fatma Avcı
Tüm YorumlarHoşgörüsü ,pınarlar gibi akar şiirin duvağından ;uçar bir kızın sinesine konar ,bir oğlan gülümser göğsünde, göğün kuşağından rengarenk sevgiler diziliverir boynuna insanın, Ünal babacığımın dokunuşlarından.Sabah eğilir, suyun çehresinden öper, inci tanesi gibi yaşlar sıralanır gözlerinden güle mera ...
'Öyle bir sen ol ki içimde, içinde hep ben olayım.'.. (*)
Tek bir mısra, satırlara bedeldi. güçlü kaleminizi ve yüreğinizi kutluyorum Sayın Ünal bey
herkese göre bir şiir olmuş... :) :) :) :) :