Doldur doldur sun güzelim, dudağından peymâneyi,
Sen, bûsenle sarhoş eyle, neyleyim ben meyhâneyi.
Gelen vurmuş, giden vurmuş, harâbata dönmüş garip,
Gel, handenle teskin eyle mahzûn kalb-i virâneyi.
Nâr-ı sevdâ olup girdin, sol böğrümün az üstüne,
Millet afyon yutmuş, uyuya kalmış
Birileri işe hesaplı dalmış;
Önce komutayı içeri almış,
Sonra İmralı'ya haberci salmış.
Yani önce taşı yere bağlamış,
Ömrümce uğraştım hep,
Bu beyin, bu gönülle bir türlü çakışmıyor
Gözümde fer kalmadı, ömrün sonuna geldim,
Yazdığım birçok şiir, yaşıma yakışmıyor.
Bir virane gibiyim;
Sanmayın, tükenmiş filan gibiyim,
Sadece kırık bir dilan gibiyim...
Kraliçe arısı vefasız çıkmış
Petekleri bomboş kovan gibiyim.
Fidan gibi koçyiğitler, sıra sıra dizilir,
Yâ bismillah! Karda, kışta dağ yoluna düzülür.
Kahpe düşman, adım adım mayın dökmüş yollara;
Her yiğidin düştüğünde, kara toprak üzülür...
Birileri, düşman etmiş kardeşleri kardeşe.
LÂL-Ü GÜHER
Sen, öyle bir mehveşsin ki, benzerin yok, bir tanesin,
Güzel demek günah sana, şâhanesin, şâhanesin...
Elâ gözler, kor dudaklar, sarhoş eden bakışların,
Şarap rengi saçlarınla, sen, efsunlu meyhânesin...
Unutmak mümkün mü hiç, senle geçen günleri?
Aşkı, unutmak için yaşamamıştım ki ben...
Zamana hançer sokan vedâ ânından beri
Elinin sıcaklığı ellerimde dururken
'Unutturamaz seni hiçbirşey, unutulsam da ben'
Âlemi yaratmışsın dikeniyle, gülüyle
Mühür dikende değil, hayır; gülün olmakta.
Hak aşkı îmandadır, kulun her ameliyle
Kâlpte ateşsin Rabbim, hüner külün olmakta...
Ham kalmak, nefse zuldür, sabırla pişmek gerek,
Nefis, bazen yanlış şeyler isterdi,
Emirlerin doğru yolu gösterdi.
Saygı, sevgi, dostluk kaynağı verdi,
Sevginden bize de lûtfet Allahım!
Hak yolunda, kula sevgi yaraşır,
Anneler...Bir sarmaşık gülü gibi nârin kollarıyla sarmalayıp, bizi dimdik büyüten, yapraklarıyla koruyup misk kokularıyla besleyen, sütünün, ninnisinin, hele o sıcacık okşayışlarının hakkını ödeyemeyeceğimiz muhterem KADINLAR...
Tanrının yalnız kendisine mahsus olan 'almadan vermek' hasletini ihsan ettiği, Cenneti ayaklarının altına serdiği ilâhi KADINLAR...
Eşlerimiz...Bir yaşamı tüm acısıyla tatlısıyla bizimle paylaşan, en kötümser anlarımızda bize destek olan, her türlü kahrımızı çeken cefakâr kadınlar...
Bize evlât sevgisini yaşatan, yuvalarımızın temel direği olmuş, can yoldaşlarımız, sevgi odaklarımız orkidelerimiz, KADINLAR...
Hoşgörüsü ,pınarlar gibi akar şiirin duvağından ;uçar bir kızın sinesine konar ,bir oğlan gülümser göğsünde, göğün kuşağından rengarenk sevgiler diziliverir boynuna insanın, Ünal babacığımın dokunuşlarından.Sabah eğilir, suyun çehresinden öper, inci tanesi gibi yaşlar sıralanır gözlerinden güle mera ...
'Öyle bir sen ol ki içimde, içinde hep ben olayım.'.. (*)
Tek bir mısra, satırlara bedeldi. güçlü kaleminizi ve yüreğinizi kutluyorum Sayın Ünal bey
herkese göre bir şiir olmuş... :) :) :) :) :