Umut çiçekleri topladım gözlerinden,
Dört yapraklı yoncalar gibi ve renkleri elâydı.
Pembe goncalar kokladım dudaklarından
Bütün mevsimler boyunca hep goncaydılar
Kumrular konardı ellerime, seni severken
Küçücük, ve sıcacıktılar,
Zaman öyle bir hızlı kaybolup gidiyor ki
Boşluğa akıp giden çılgın bir nehir gibi...
Ömür, takılıp gider de zamanın peşinde,
Büyük bir sihirbazdan, zalim bir sihir gibi.
Benim bir sevgilim var;
Bir damla olup geliverir gözlerime, özledikçe
Sigaramın dumanında tüter,
Ciğerlerime siner soluklarımla,
Damarlarımda ateş gibi yanar;
Öyle bir sevgilim var....
Kim demiş ayrı düştüğümü gözlerinizden,
Aynı mehtabı paylaştıkça
Ayrı sahillerinde olsa da, aynı denizden.
Savurdukça rüzgâr o kızıl saçlarınızı,
Yıldızları sarhoş eden kokunuz sindikçe geceye,
Bir mektubum ben
Sana gelen;
Hiç duyulmamış sözlerle,
Hiç yaşanmamış bir sevgi anlatan,
Pembe parşömenlere îtinayla yazılmış
Ve.....
'Artık içme''diyorsun...Haklısın, biliyorum;
Dilim yalpalamaya başlıyor yavaş yavaş...
..........
Bırak, sarhoş olayım; ayık gitmiyor bu yaş...
Bırak, dalıp gideyim taa kırk yıl gerilere;
Serilmiş, bir hüzün yorganı gibi,
Sonbaharın yorgun topraklarında,
Yaşamın ilâhi yasası gizli,
O,sararmış çınar yapraklarında.
Tanrıya açılmış eller gibidir,
Bu sahilde, güz akşamlaının süsüydün sen,
İmbiklerden süzülmüş bir zerafetle o güzel yüzünde
Ellerin avcuma esir düştüğü zaman.
Önce mahcup bir tebessüm o gül yaprağı dudaklarında
Ve pembe yanaklarında nar çiçekleri açardı,
Sonra arzu,kor gibi yanardı dudaklarında, ellerinde,
Öyle bir yalancı yâre düşmüşüm;
Yaptığı başkadır sözüyse başka,
Kalsam mı, gitsem mi? ben de şaşmışım;
Kaşı başka oynar, gözüyse başka...
Kalemi bir yalan, dili bir başka,
KÂHKEŞÂNIM
Gözlerin, gözlerime fer verir, rahşân eyler,
Ellerin, ellerime can verir, zîşân eyler.
Senle olmak, gönlümün çerağan zamanıdır,
Sensizlik bir firak ki, beni perîşân eyler...
Hoşgörüsü ,pınarlar gibi akar şiirin duvağından ;uçar bir kızın sinesine konar ,bir oğlan gülümser göğsünde, göğün kuşağından rengarenk sevgiler diziliverir boynuna insanın, Ünal babacığımın dokunuşlarından.Sabah eğilir, suyun çehresinden öper, inci tanesi gibi yaşlar sıralanır gözlerinden güle mera ...
'Öyle bir sen ol ki içimde, içinde hep ben olayım.'.. (*)
Tek bir mısra, satırlara bedeldi. güçlü kaleminizi ve yüreğinizi kutluyorum Sayın Ünal bey
herkese göre bir şiir olmuş... :) :) :) :) :