ARZUya esir olmak, bir gaflet uykusudur.
NEFİS, cehennem için kurulmuş bir pusudur.
SEVGİ,, Allah vergisi, AŞK, kulun tutkusudur.
HÜSRAN, aşkın kaderi, VUSLATsa utkusudur.
Ah, şu sevmeye doymayan gönlüm,
Başıma yine ne işler açtı! ..
Tarçın tadında bir sevdâydı düştüğü;
Dilime hoş geldi de, genzime kaçtı...
AKŞAM
O ışık perdesini derleyip üzerinden,
Bir karaltı kapladı suları, taa derinden.
Akşam, yine içime yokluğun gibi çöktü,
Akşam, yine içime ılık damlalar döktü...
Bir ahşap konak gibiyim ben,
Eskimiş, yer yer harap olmuşum,
Yine de, kibirsiz, fakat mağrurdur duruşum.
Kiremitler dökülmüş, saçlarım gibi,
Gözlerime benzemiş
Rengi solmuş yağlı boya kaplamalarım.
Tek Tanrı, iki âlem, dört kitabın özüdür
İyi insan olmanın sentezidir, sözüdür.
Var oluşun anlamı, işin gerçek yüzüdür.
Her kitapta kullara emrediliyor salâh
Lâ ilâhe illAllah, lâ ilâhe illAllah.
GEÇTİ ÖMRÜM BEKLEMEKLE
Geçti ömrüm beklemekle o canân-ı bî vefâyı,
Çekti gönlüm sâdıkâne tevekkülle her cefâyı.
Bil ki sevdâm dalgalarda tahassürlü bir sefîne,
Gül de açsın gül yüzünde tebessümle sür sefâyı.
Aşkın tadını icat eden dâhi gibisin
Bazen hayâl perisi, bazen sâhi gibisin
Dudaklarının tadı sarhoş ediyor beni
Pembe şarapla dolu bir sürâhi gibisin
Sevdanın gizemiyle bezenmiş bedeninle
ESARETTEYİM
Göz görmüyor cânandan başkasını, can neymiş?
Hiç bilmezdim, öğrendim, sevmek böyle bir şeymiş...
Köşeye sıkışmışım bir umarsız sevdâda,
Dünya yuvarlak değil, meğer tek bir köşeymiş...
KALAMIŞ, AKŞAM VE BİZ
.../Güneş, bir alev topu gibi yaklaşırken denizin yüzüne,
Ellerin, avcumda neden ateş gibi yanıyor?
İki hazan yaprağı, takılıp gitti de yasemin kokan bir rüzgârın peşine,
Meyle teskin olmaz gönül, bûse-i vuslatı bekler,
O cânân-ı bî vefâysa, gelmez, derdime dert ekler
Nevbahârı bekler gibi muntazırken teşrifine,
Bir yaz boyu beklenecek, hazanda açan çiçekler...
O hazan da gelir elbet, yine açar bir kızıl gül,




-
Filiz Kalkışım Çolak
-
Günay Öztürk Özdemir
-
Fatma Avcı
Tüm YorumlarHoşgörüsü ,pınarlar gibi akar şiirin duvağından ;uçar bir kızın sinesine konar ,bir oğlan gülümser göğsünde, göğün kuşağından rengarenk sevgiler diziliverir boynuna insanın, Ünal babacığımın dokunuşlarından.Sabah eğilir, suyun çehresinden öper, inci tanesi gibi yaşlar sıralanır gözlerinden güle mera ...
'Öyle bir sen ol ki içimde, içinde hep ben olayım.'.. (*)
Tek bir mısra, satırlara bedeldi. güçlü kaleminizi ve yüreğinizi kutluyorum Sayın Ünal bey
herkese göre bir şiir olmuş... :) :) :) :) :