AYRILIK ZAMANLARI
Sevdanı, yüreğimde yanan bir kor belledim
Yokluğunda, o koru söndürmedim, külledim.
Ayrılıklar, soğutup kararttıkça ateşi
Hasretinle yeniden tutuşturur, yellerim.
Beyaz yakışmaz sana, yanakların sarı mı?
Mâtem demek olmasın yüzündeki karanlık...
Kokusu bitmiş tenin, yeşili solmuş gözler,
Senin dudakların mı o beyaz şeyler? ...
Yeşil giy yeşil gözlüm, yeşersin yeşillikler!
Sen gül ki güzelim, gülsün bu alem,
Bahçemde çiçekler, kuşlar da gülsün.
Nice vurgun yemiş gülistanımda
Dört mevsim solmayan nadide gülsün.
Renk renk çiçek açar yüzün baharda,
Adam kucağına alıp minik kedi yavrusunu
Saatlerce okşadı,öptü, şefkatle sevdi o gece
Aynı adam ava gitti ertesi sabah
Bir ceylan gördü, yavrusunun yanında önce,
Nişan alıp bastı tetiğe
Nasıl mutlu oldu vurduğunu görünce...
Kızıl saçlar dökülür beyaz omuzlarına
Mermer şadırvanlarda alev ırmağı gibi,
Elâ gözler efsunlu, bakışlar pek hülyalı,
Pembe dudaklarında, çiy taneleri titrer
Seher rüzgârlarında, gül yaprakları gibi...
Kapılıp bir dilberin revnâk nûr-u mâhına,
Dûçar oldu gönül yine bir sevda günahına.
Pembe ipek tenine, gonca gül dudağına,
Gözlerin yeşiline, saçının siyâhına...
Bir kız gördüm Kadıköyde, cilveli mi cilveli,
Sevdâ dolu, iş ki onu sevmesini bilmeli...
Öyle tatlı bir meyva ki, kokusu gül, tadı bal
Yeni açmış bir gonca o, sanki diyor; 'beni al'...'
Hiç düşürme dilinden, kendi şarkınla beni,
Eller anlamaz ama, bâri sen anla beni...
Yaşat hep yüreğinde, o hâtıranla beni,
Eller anlamaz ama, bâri sen anla beni...
Bir ümitsiz sevdâ ki, sürükler hep cânımı,
DERVİŞLERE PÎR OLURDUM
Elâ gözler mahmur mahmur, sînen yarı üryân iken,
Gülüşünle uyandığım her sabâhım sen olsaydın.
Öylesine dayanılmaz tadı var ki her bûsenin,
Bağışlardı Tanrım beni, tüm günâhım sen olsaydın...
Dudaklarım, sizleri son defa kandırıyor,
Dibe doğru gidiyor mecalsiz kulaçlarım.
Gözlerim, tükenen bir kandili andırıyor,
Yorgunluktan ağarmış geri kalan saçlarım...
İçimde; açılmamış sevgi tomurcukları




-
Filiz Kalkışım Çolak
-
Günay Öztürk Özdemir
-
Fatma Avcı
Tüm YorumlarHoşgörüsü ,pınarlar gibi akar şiirin duvağından ;uçar bir kızın sinesine konar ,bir oğlan gülümser göğsünde, göğün kuşağından rengarenk sevgiler diziliverir boynuna insanın, Ünal babacığımın dokunuşlarından.Sabah eğilir, suyun çehresinden öper, inci tanesi gibi yaşlar sıralanır gözlerinden güle mera ...
'Öyle bir sen ol ki içimde, içinde hep ben olayım.'.. (*)
Tek bir mısra, satırlara bedeldi. güçlü kaleminizi ve yüreğinizi kutluyorum Sayın Ünal bey
herkese göre bir şiir olmuş... :) :) :) :) :