SÜRÜ
Bir zamanlar burada bir küçük cennet varmış,
İnsanlar, hep özgürce, onuruyla yaşarmış.
Bağları, bahçeleri, zümrüt gibi yaylası,
Nimetleri herkese bol, yetecek kadarmış.
Özlemini gidermek için dün gece,
Bir sigara yakıp önce,
Öpe,okşaya aldım elime resmini
Ve bir şiir gibi fısıldayarak ismini
Sigaramın dumanı arkasından canlandırarak hayâlini
Doya doya seyrettim seni...
Kızıl zülfü düşürmüş de elâ gözün üstüne,
Yüzünü, gün batımının hüzün rengi kaplamış.
Nice kahra göğüs gerip toplamış da destine,
Bir sevdayı yüreğine hançer gibi saplamış.
Kalbi her gün nice elem, keder ile atsa da,
İSTANBUL'U SEYREDİYORUM / GÖZLERİM KAPALI...
İstanbul'u seyrediyorum gözlerim kapalı;
Kurşûni gökyüzünde kalorifer dumanları,
Bir araba geçiyor caddeden gümbede-güm bas yaparak,
Sahil susmuş, mehtap küsmüş, gecede bir kasvet var...
Güzel başı ellerinin arasında, bir kadın,
Yapayalnız oturmuş da, dalıp gitmiş, kaybolmuş,
Hüzün, gölge olup düşmüş onun güzel yüzüne,
Gözlerinde parıldayan damlalarda hasret var.
Gül yaprakları gibi kıvrık pembe dudaklar,
Elâ gözlerde hüzün, bakışlardaki gizem,
Beyaz omuzlarına dökülmüş kızıl saçlar
Bir el oyası gibi işlenmiş zerafettir..
Gözlerinin içinde erise de gözlerim,
SAZ TAKIMIM...
Kemanım gibi, dayasan o güzel başını omzuma,
Yay'ın dudaklarım olsa, dolaşsa üzerinde,
Aşkın en güzel nağmelerini verse tellerin,
Ellerimde kavrulurken ellerin...
Biz
Erzurumun, Atlıkonak köyünden üç arkadaşız, üç kardeşiz.
Ben, Salih oğlu Mehmet onbaşı,
Sağ yanımdaki Hatice Ninenin torunu Cemil;
Kara kaşlı, kara gözlü, kara yiğidim Cemil.
Köy kızlarının bir tanecik Cemosu
'Kalbim yine üzgün, seni andım da derinden
Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden...' (*)
Utangaç gülüşlerini topladım bir hazan bahçesinin solgun çiçeklerinden,
Kuru dallarda sallanan sararmış yapraklarda mahsun bakışlarını gördüm,
Ve bir güz gülü, bülbülün hasretinde, boynunu bükmüş....
Kâh, gülistanda açmış, pembe gonca gibisin,
Kâh, dağ burcunda bitmiş, özgür yonca gibisin.
Kâh,gözümdeki hayâl, gönlümdeki mutluluk,
Kâh, gönlümde dinmeyen, buruk sancı gibisin.
Bazen, o rakik kalbin, sevgi dolu özünde,




-
Filiz Kalkışım Çolak
-
Günay Öztürk Özdemir
-
Fatma Avcı
Tüm YorumlarHoşgörüsü ,pınarlar gibi akar şiirin duvağından ;uçar bir kızın sinesine konar ,bir oğlan gülümser göğsünde, göğün kuşağından rengarenk sevgiler diziliverir boynuna insanın, Ünal babacığımın dokunuşlarından.Sabah eğilir, suyun çehresinden öper, inci tanesi gibi yaşlar sıralanır gözlerinden güle mera ...
'Öyle bir sen ol ki içimde, içinde hep ben olayım.'.. (*)
Tek bir mısra, satırlara bedeldi. güçlü kaleminizi ve yüreğinizi kutluyorum Sayın Ünal bey
herkese göre bir şiir olmuş... :) :) :) :) :