Hiç bir aşk, böylesine güzel olamazdı..
Yokluğuna rağmen, nasıl aynı sevilebilir bir kadın…
Hayır..Hiç bir ayrılık, böylesine yakın, yaşanamazdı…
Şimdi ne bir eksik dün, ne fazla yarın….
Belki de anlamsızdı bütün korkuların..
-I-
Öyle zor zamanlar işte
Yüreğine saplı bir telaş
Dizlerinde çocukluğundan kalma yara
Genç olmak, delikanlıca sevmek
Nicedir
Yabancıyım gözlerine
Tenin özlemiştir terimi
Kulağın kapı zilinde
Saçların boynunda kıvrım
Sözlerin yarım
Serden geçtik diye,
Eğreti tutunurken yaşama,
Çiziyorduk ya her gün,
Yeni baştan ölümün resmini...
Kırmızının rengi bitti...
Oysa ne çok sevdalıydık maviye..
Yol geçen hanında
Verdiğim mola
Parasıyla
İçtiğim su
Yediğim yemek
Bedava dertlerim
Seni borçlandıkça ömrüme
Yüreğimden bir parça kopuyor
Eksiliyorum…
Bir güvercin çiziyorum maviye
Sonra gözlerimde bulutlar birikiyor
/Bana uyu demiştin...
Şiire uyandım....../
İstavrit bakışlı denizin
Kan damladı geceye,
Sustum ben…
Biriktirdim acıları saatlerce…
Gücüm yetseydi..Kaçacaktım…
Ne seni götürecektim yanımda,
Yoruluyorum bazen..Yaşıma başıma baktığım zaman benimle ne kadar uyuşmaz bir kelime diyorum yorulmak..Oysa bizim yaşımızda olan insanların hayata inadına sarılması hatta hayatın karşısında olan neyse onunla kavgaya girmesi gerekmez mi? Nedir bu bendeki kronik yorgunluk hissi?
Bir sabah kalktığımda şöyle güzel bir şey yazayım diyorum..İçinde çocuk olsun kadın olsun adam olsun..Çocuğun oyuncaklarının rengine gökkuşağından renk seçeyim, kadının yüzünde duran gülüşüne bir ressamın tablosunda yer seçeyim adamın alın teri, adamın emeği, adamın onuru..
Düşündüğüm çocuk benden büyük..Yaşasa ninem yaşında..Küçücük elleriyle odanın ortasında elinde tahtadan yapılma oyuncak bebek, mısır püskülünden saçları..Bilmem kaç bin derecede kavrulan saniyelik bakışları kabus gibi çöküyor üzerime..Ben doğmadan, o henüz hayatın ne olduğunu bile anlamadan insan dediğimiz, zeki, kültürlü, akıllı amcalarının attığı bombayla yok olup gitmiş yeryüzünden..Ninem yaşında ama hep çocuk kalmış hafızalarda bakışları..Bazı akşamlar rivayettir..Gecenin karanlığında hala duyulurmuş Hiroşima'da haykırışları..
En çok sende saklıydı mavi...
Düşlerimde,
Yağmurdan arta kalan ıslaklığın...
Bir de kelepçelenmiş ömrümde,
Payıma düşen yasaklığın...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!