Ah sevdalım..Göç bakışlar sarmış yine hüznünden arta kalan zamanı..
Yüreğin kadar çok yalnızlığa kafa tutan direncin, hasretin kadar yenik..
Yorgunsun yine..Elleri iki yana düşmüşlüğün, saçın başın dağınık..
Öfken hesabı yarım sırlar taşır içinde..Hıçkırık sesinde boğulur acıların…
Yüzünde eğreti bir tebessüm, sesinde aykırılık…
-I-
Yoksun ya
Bu dünya zindan
Ne tuz kokusu geliyor dokuz onbeş vapurundan
Ne martı sesinde o heyecan...
-I-
Kıyamet bu
Cehennem sokağında talan
Ve koca bir yalan tarihin dehlizinde…
Ölmesin demek bir çocuğun annesine
-I-
Yüz üstü düştü ay denize
Gözlerinize ayaz bir akşam üşümüştü
Üstelik çayım da bitmişti henüz çok taze
Bir aşkın hesabı görülmüştü...
Şiir yazcem İstanbul’a okunsun diye
İstanbul’da martılara dokunsun diye
Martılara dokununca dökünsün diye
Balıklara yem olacak sözümüz gaari
Valla bunu söylemezsem çatlar giderim
Belki gözlerinde düş kurmaktır hayat
En ücra köşelerinde yer kapmak bazen
Beynime vuran kasık sancılarına inat…
Yol boyu yürümektir bir güz mevsimi
Üryan ağaç gövdesine ismini yazmak
-I-
-Hep son harfinde erteledim-
Yazdığım mektuplar sensiz öldüler
Sana bir soluk özlem gönderemedim…
Gitmenin bir yolu vardı belki
-I-
Sevimsiz sabah sancılarında
Eylemsiz can sıkıntısına yenik
Bir yanım…
Canım sıkılıyor bugün
Yine bir şeyler acıyor içimde
Alıp başımı gitmelerim kendimden
Üzerime sinmiş yol yorgunu bir hüzün
Gözlerimin sensiz duvarlarına astığım
Ne zaman düşlerinden öpsem
Mavi tadında bir nem kalır dudağımda..
Issız gölgesi düşer üstüne yorgunluğumun
Saçlarının kokusu sancır korkularımda…
Kusursuz yokluğunda kısır zamanlar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!