Bin yıl öncesinden bir bakış,
binlerce yıl sonra aynı duyuşta buluşturur.
İlk bakış, tanımaktır.
Nerden geldiğini bilmeden,
nereye geldiğini ve nereye gideceğini bilmektir.
İkinci bakış, anlamaktır.
Ölümsüzlük; harflerinin kendinden sonra devam etmesi değil.
Kendinin, harflerinden önce devam etmesindendir.
Bir zamansızlık akımına bırakınca düşünceni.
Düşüncenin derin akışında suretine beliren gözlerin,
bakışına en gerçek zaman olur.
Derinliğe açılan ruhun yaşamın sığ akışında
Kendi kalbinin gerçekliğinden yaşama yansıyan olur.
Cezbeder bir an hakikate aşkla açılan kollar.
Önemli olan hangi zamanda yaşadığınız ve ne olduğunuz değil.
Olduğunuz zamanda ne oluşturduğunuz ve
oluşan şeyden neye oluşacağınız ve ulaşacağınızdır.
Bazen çoğu kez bir oluşumda, bir olumluluk veya olumsuzluk arasında kendimizi duygu ve düşüncelerimize göre oluştururuz.
Oysa yaşamda her bir oluşum ve olabilirlilik olmuştur henüz oluşmadan önce.
Buyüzden yaşadıkça her bir olağanlık bizi içinden oluşturur.
Gerçek bir algıda idrakı olduran düşünce ise yaşamda daima olağan dışı gerçekliğe oluşur.
İnsan düşüncelerini izleyendir.
Ve düşüncelerini izlemesini sağlayan,
her izde kendini bulmasına ve o'na ulaşmasını sağlayandır Allah.
Gözlerimizle gördüklerimiz gelseydi dile,söylemsiz kalırdı tüm sözcükler.
Buyüzden nasıl kapanıyorsa göz, öyle açılacaktır en gerçeklikte sözsüz
özde bir duyuş olmak için.
Belki bir bakışın aydınlatacak zamanı veya zaman katmak isteyecek zaman
baktığın yöne ve tüm iç görüşlerine.
Özgürlük ruhumuza sürülen bir duyuştur.
Ruhumuz aydınlıktaysa özgürüz gerisi bir loş ışıktır görülen.
Gözlerine okyanusu sığdıranlar bilirler tek tanede ki öz derinliği.
Nasıl tek bir harften bütünleniyorsa kelime.
Susmak, duyabilmektir henüz oluşan söylemi.
Oysa ki duyumsamak, bilmektir öz anlamı şimdisiz ve öncesiz.




-
Oktay Aşkın
Tüm Yorumlarhttps://www.instagram.com/p/Cs1Rsphofri/?utm_source=ig_web_button_share_sheet&igshid=MzRlODBiNWFlZA==