Kül Altındaki Kor
Zamanın tozlu raflarında bir isim fısıldar,
Rüzgâr eser, perdenin arasından sızar anılar.
Sen, bir kış masalında unuttuğum sıcaklık,
Şimdi uzak kentlerin sokaklarında bir yabancılık.
Hangi takvim yaprağında koptuk biz hayattan?
Güneş her sabah doğmaktan vazgeçse bile,
Toprak suya, gece sabaha küsse bile,
Damarlarımda kanım buz tutsa, dursa bile;
Andım olsun ki, mezara girinceye kadar bitmeyecek bu sevda.
Sen benim göğüs kafesimde çırpınan o kuşsun,
Diz çöktüm ruhumun eşiğine, avucumda bir yığın enkaz,
Gözlerimde feri sönmüş bin yıllık bir ayaz.
Sustukça büyüyen, büyüdükçe boğan o sancıyla,
Arsız yaralarımla geldim sana, biraz hüzün biraz niyaz.
Bir ömür dokudun, ipliği yalan,
Kendi kuyusunda boğulan adam.
Diline doladın zehri her an,
Başkasına çamur, kendine hâm.
Sağda bir fısıltı, solda bir gıybet,
Mazide Kaldın Sevdiğim
Zamanın durduğu o eski sokakta,
Bir hatıra bıraktım, senden ve benden.
Kilit vurdum artık o sağır oda kapısına,
Seni de çıkardım, yorgun kalbimden.
Üstü kalsın aşkın, hesabı kapattım;
03 Ağustos 2021...
Takvimlerden bir yaprak değil, ciğerimden bir parça düştü. Kırk beşinci yaşımın eşiğindeydim
Gönlümde hayatın telvesi, dilimde yarım bir hikaye
Bir yanda yılların omuzlarıma bıraktığı vakur sükut....
Öbür yanda yeni bir yaş'ı karşılamanın telaşı
Yüreğimin Kesilmeyen Feryadı
Dağlar mı eğildi, yollar mı bitti?
Gözümün nuru, oğlum nereye gitti?
Bağrımda bir ateş, dumanı tütmez,
Bu feryat, bu figan ölsem de bitmez!
Oy oğul, can oğul, ciğer parem...
Sen delisin diyorlar, bakıp da şu halime,
Sanki akıl karıymış gibi şu yalan dünya...
Bir sevda uğruna dünyayı sildiğim için,
Beni divane sanıyorlar, daldığım için rüya.
Hükmedemez olmuşum artık kendi dilime,
Sahi, seni unutmaya ömrüm yeter mi?
Bir şarkı başlar aniden, tam göğsümün ortasında,
Anason kokulu akşamlarda adını fısıldar rüzgar.
"Bitti" deriz ya hani, dile kolay...
Ama kalbe anlatamıyor insan dökülen yaprakları.
Yolların sonu görünmüyor artık, sisli bir sabahın içindeyim,
Elimde kalan son resmin, her bakışımda biraz daha eriyorum.
Zamanın kollarında bir esir gibi, kendimi unutmaya meyilliyim de,
Seni unutmaya, şu yorgun kalbimle ömrüm yeter mi bilmiyorum.
Bir takvim yaprağı daha düşüyor yere, sararmış ve kimsesiz,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!