Gidişinle devrildi bütün umut direkleri,
Sanki üstüme yıktın o koca şehirleri.
Hiç mi sızlamadı o taş kesmiş yüreğin?
Seni adam sanan şu tertemiz duygularıma tüküreyim.
Gündüzümü zifiriye, ömrümü kışa çevirdin,
Aşkın kitabını yazdım, sen sayfaları kemirdin.
Sana harcadığım vakitle profesör olurdum oysa;
Diplomasız kalan şu cahil aklıma tüküreyim.
"Seni seviyorum" derken sesin hiç titremedi mi?
O sahte bakışların bir an olsun yere inmedi mi?
Ben sana dünyaları verdim, sen bir çay bile ısmarlamadın;
Cebimdeki son parayı sana harcatan şu elime tüküreyim.
"Kendine iyi bak" demişsin giderken pişkin bir edayla,
Sanki manavdan karpuz seçiyoruz bu ne biçim veda?
Şimdi kimin yanındaysan ona sabırlar dilerim;
Seni hala özleyen şu gurursuz gönlüme tüküreyim.
Sana yazdığım şiirleri toplasam ansiklopedi olurdu,
Oysa senin vefan, bakkal defterindeki borç kadar kurudu.
Seni hala bir umutla telefon başında bekleyen;
Şu şarjı bitmiş, aklı kıt umuduma tüküreyim.
Gidişin büyük bir kayıpsa, benim için bayramdır artık,
Senin sevdan dediğin; yamalı bohça, düpedüz yırtık.
Hala adın geçince şöyle bir duraksayan;
Şu sol yanımdaki paslanmış cıvataya tüküreyim!
Mahşerde iki elim yakanda olacak, bunu bil,
O gün geldiğinde gözyaşını ister pamukla sil.
Bir gün kapıma gelirsen "pişmanım" diyerek;
Seni içeri alacak şu merhametli vicdanıma tüküreyim!
Kayıt Tarihi : 24.04.2026 23:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!