Sokaklar mavi,
Gece yeşil,
Beyaz kabuslar görüyorum
Siyah saçan lambalar altında.
Gittin!
Sarıya çalıyor hatıralar,
Dört duvar içine sıkışıp kaldım,
Ayrılık çığlığı dudaklarımda.
Beklemez gidenler çok geç anladım,
Gitme dur diyemem canım yansada.
Dur gitme,
O akşam ışıklar bir bir kapandı,
Alkışlar içinde bir gelin vardı,
Yağmurlar üstüme bir bir boşaldı,
Gidiyordun işte gelinliğinle.
Uzaktan izlerim son bir kez diye,
Denizin ne kadar dalgalı olduğu,
Balığı ilgilendirmezmiş.
Aleve odunu atan suçlu da,
Yakanın hiç mi suçu yok?
Sus ve dinle!
Ben şair değilim,
Anlıyor musun?
Neden mi yazıyorum?
Öyle bir gittin ki!
Ya dağları yırtacaktım,
Bulutlar öksüz kalacaktı.
Bir elmanın diğer yarısı,
Bir kuşun öbür kanadı,
Bu aşkın son duası,
Olur musun sevgilim?
Benimle evlenir misin?
Sen şarkımın nakaratı
Tekrar tekrar andığımsın
Sen ömrümün armağanı
Sevdiğim tek kadınımsın
Hep yanımda ol hep canımda kal
Son kez ellerimi tut,
Son kez yanında uyut,
Son kez sözlerini yut,
Unut,
Biz hiç ayrılmayalım.
Tel tel dökülürken beyaz saçlarım,
Takvimlere adını soramadım.
Unuturum derken yalandı lafım,
Bağışla sevgilim, unutamadım.
Kağıtlarım yandı, küllere yazdım,
Kalbinden geçeni dile benden sevgili…
Başım gönlüm üstüne…
Bir güneşe çıplak gözle bakamazdım,
Bir de senin yüzüne.
Bir gece olunca ay ışığını söndüremezdim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!