İçimdeki çocuğu özgür bırak!
Bırak ki,
Göçmen kuşlar misali,
Sana uçsun.
Sen bilir misin doğarken özlemeyi,
Beklemeyi,
Bu gece mesaiye bıraktım gönlümü,
Başıma üşüşen baykuşlar daha sabahı hediye edecek bana,
Günışığına hasret pimini çekeceğim gecenin,
Saatli bombalar kuracağım gecenin en gizine,
Zaman dolacak elbet!
Ve bir sen doğacaksın gönlüme....
Eğer gitmek istiyorsan
Kalbini bana bırak
Öyle git...
Ama
Sabahı beklesen olmaz mı?
Islanmış mısralarımı hediye ederim sana
Kara gözlerine gam mı yağar ey dost?
Hiç mi yalnız bırakmadın beni
Daha önce!
Özlemin ne de zormuş,
Yokluğunda anladım.
Yokluğunda öğrendim,
Yak kuruttuğun bedenimi,
Çek hayallerinin en kuytusuna,
Duman duman sarayım seni,
Dökülsün saçlarım birer birer,
Sen de tükeneyim ne çıkar.
Son bulunca parmaklarında
Kalemim canından bezmiş
Kivrilirken kağıtların göğsünde
Alaturka bir ayrılık bestesi
Saçlarını oksuyor suskun dizelerimin...
Hercai bir rüzgar usuldan
Kim demiş on üç uğursuz diye?
Ben on üçlü yemekler yer,
On üç liraya karnımı doyururum.
Günün en sevdiğim vakti,
Saat on üçtür.
On üç kere elimi yüzümü yıkar,
Senden sonra,
Hiç kendimde olmadım
Sevgili!
Kim bilir kaç gece,
Evimin yolunu kaybedip,
Beni terk ettiğin yerde
Söyle hangi dallarla beraber kurudu
Ümitlerimizi bohçalayıp
Astığımız mendiller.
Hangimiz bir damla suyu çok gördü?
Yada hangi ahmak kesti
Aldı onu.
Silindi geçtiğin yerlerdeki izler
Kokunu imbat rüzgarları çaldı nefesimden
Egenin mavi suları bilir
Ardından kaç sefer
İntihar teşebbüslerinde bulunduğumu.
Belki bir sabah körfeze vuracak cesedim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!