Saire haktir iki...
Şairler iki kere ağlar
Bir sercenin cansiz vucudu
Düşse tabiatin gogsune
İki kere aglar sair
Saltanatın bitti devrik sultanım,
Gönlümün tahtından inebilirsin.
Benden aldıkların seninle kalsın
Bu şehirden şimdi gidebilirsin.
Bu canı bir ömür senin mi saydın,
Ağlamam mı lazımdı,
Bana tesellin için.
Gözlerim yaş dolmadan,
Sana sığınamam mı?
Dokunmanın bir adı,
Sana kavuşmak mıydı?
Bugün her şeye, herkese küsesim var,
Bu sabah aynada babamı gördüm.
Kimseye gülümsemekte istemiyor canım
Ama yüzüme de söz geçiremiyorum.
Bu sözler bir şiirin giriş mısraları mı?
Bitiş mi?
Senden sonra,
Hiç kendimde olmadım
Sevgili!
Kim bilir kaç gece,
Evimin yolunu kaybedip,
Beni terk ettiğin yerde
Söyle hangi dallarla beraber kurudu
Ümitlerimizi bohçalayıp
Astığımız mendiller.
Hangimiz bir damla suyu çok gördü?
Yada hangi ahmak kesti
Aldı onu.
Silindi geçtiğin yerlerdeki izler
Kokunu imbat rüzgarları çaldı nefesimden
Egenin mavi suları bilir
Ardından kaç sefer
İntihar teşebbüslerinde bulunduğumu.
Belki bir sabah körfeze vuracak cesedim.
Ben seni unutmak için,
Ne aşk cellatlarından,
Ne işkenceler görüp,
Cezamı doldurduğumu düşündüğüm vakit,
Sen,
Hiçbir şey olmamış gibi,
Şehrin ışıkları aydınlatıyorken tüm sokakları,
Yalnız bizim sokağımıza mı karalık düşüyor?
Ya bu esen kavurucu rüzgâr?
Evren mi alev aldı söyle,
Yoksa öfkenin ateşi mi yakan bu kirpiklerimi...
Sim siyah bulutlar şahit aşkıma,
Aşkın kadehine dökülecektik.
Damla damla düşüp çöl toprağıma,
Hani biz birlikte yeşerecektik.
Siyah bulutlarda karanlık düşler,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!