Mavi düşler kuruyorum çocuk
Gözlerinde görüyorum gençliğimi
Ve mas mavi bir gelecek
Biriktiriyorum sana.
Sen altısında gonca
Ben dalları kurumuş çınar
Ve o son mısra;
Şiir bitti, şair öldü…
Tozlu raflar arasında kalmış bir şairim artık,
Kalemleri kırık, kalemleri küskün.
Beynimin arka sokaklarıdır meskenim,
Nerede son bulacak bu yolculuk?
Bilmiyorum!
Her yolculukta kendime bir ölüm seçiyorum,
Her durakta bir can bırakıyorum.
Varacak yerim olmasa da,
Ben yine de aramayı seviyorum.
Yıldızları terk etti,
Kapılarını kapattı gökyüzü.
Sesi yok mısraların,
Cümleleri anlamsız.
Kaybettim,
Bir sabah ansızın...
Mazi içimde kırık bir ayna,
Uzandıkça kesikler açıyor parmaklarımda.
Önünden yansıyor çatlamış yüzün,
Ardı sıra karanlık sayfa.
Aşkla bakana dev aynasıdır,
Kaybedene hiçlik atlası.
Ayrılık bu şehrin masum yalanı
Böylesine kaybediş inan yalandan da acı
Ya mumu söndür ya lambayı aç
Loş bırakma gönlümü aydınlat veyahut karart...
Aslına bakarsan özlemiyor değilim ince kokunu,
Ayazda üşümüş çocuk misali soba başına koşuştururcasına sıcaklığınıda.
Bir dokunuş tüm dertlerin süpürgesi olacakken neden bu ızdırap şimdi,
Kilometrelere inat neden bu kin birbirimize,
Oysa biz kardeşten öte anneden kutsal babadan bağlıydık birbirimize,
Şimşekler çakmakta kalbimde usulca kulaklarımı tıkıyorum yoksun diye,
Önce guzel yuzun kayboldu gokyuzunden,
Yildizlar sonuyor sandim.
Ismin akarken duvarimdan,
Gozyaslarim siliyor sandim.
Bir bir kaybolurken hatiralar,
Bir ben sende kaldim.
Sigara dumanı resmini taşır,
Aşkıyla gözü kör olana bakın.
Yere düşen külü makbere taşır,
Ruhunu şeytana satana bakın.
Varlığı yokluğa sardı da içti,
Bu yolda kibrine yer yok Aşeka,
Kırdıysan bir ruhu susacak şarkın.
Aynı ağacın farklı dallarıyız,
Kestiysen bir dalı yanacak canın.
Doğduğun gün aldım kalemi ele,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!