bir tavşanın yokluğu
sarsmış gibi bu dağı
dökülüyor duman duman
eteklerden aşağı
koyaklardan çekilmiş
Kaç gülü boyamışlığın vardır, kendi rengine?
Kaç bahçede gölgen, çiçek açmıştır mesela?
Kaç yürekle atmışlığın vardır, kaç hüzünle aşinalığın?
Kaç gözden şiir yağmalamışlığın, kaç talan etmişliğin vardır mevsim mavisinden?
Paymal edilmişliğin var mı,
mesela hiç,
ne zaman çiçek açsa gönül
umutlar, yaprak döker
bundandır yağmurlara tutkumuz,
eylüle bel bağlamışlığımız
korkularımız,
kaçışlarımız...
Şiirler, şarkılar hep sana bugün
Dağıt saçlarını, hadi Rapunzel !
Sahibi adına yerlerin ve göğün
Gelişin Rapunzel, cennetten güzel
Rapunzel sesime kulak ver bugün
Zülfünü dağıtmış vermiş de yele
Servidir endamı sığar mı dile
Ak gerdan altında bir tutam bele
Baksam öldürürler bakmasam öldüm
Gamzeler ibrişim badem çanağı
Öyle yıkık, öyle viran, öyle köhne
Geceleri baykuş öten yerdeyim ben
Uyarlanmış trajedi sahne sahne
Bir rüya mı, bir sanrı mı, nerdeyim ben?
Zâhid olan nerden bilsin almaz aklı
Şarkılar kimi söyler, meyde ne saklı?
Meclis-i rinde sor, mana-yı eş’ârı
Yürekte dem ne, dil niye ağlamaklı?
...
Taner Eker
hayaller ülkesinde gelmezdi ardın
ben düş yorgunu bir seyyah,
sen aşılmaz d'ağlardın
saçların buluttu yele verirdin
hayal vakti ben arzda,
Bizim dağlıdır bakışında ceylanlar
Sustuğum yer senin gölgen,
raksına mihmandır bu üşümeler
yaşanmamışlıklara dair
bir şiir yazsam şimdi
ayarı bozulur gecenin
kıytırık bir lacivertte boğulmasın
varsın yıldızlar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!