Vurdukça yollara eylülün tozu
Çocukluk düşlerim cem olur bana
Evrilip şiirce sözün mahmuzu
Tetikler ruhumu dem olur bana
Toplanır usulca dilimden düşer
Söz yaraya değende
Yelde çelik bükülür
Okyanuslar leğende
Güneş gökten sökülür
Cemreler kışa düşer
hayaller ülkesinde gelmezdi ardın
ben düş yorgunu bir seyyah,
sen aşılmaz d'ağlardın
saçların buluttu yele verirdin
hayal vakti ben arzda,
Bizim dağlıdır bakışında ceylanlar
Sustuğum yer senin gölgen,
raksına mihmandır bu üşümeler
yaşanmamışlıklara dair
bir şiir yazsam şimdi
ayarı bozulur gecenin
kıytırık bir lacivertte boğulmasın
varsın yıldızlar
Dayı sofi, emmi imam
Vacip olmuş cennet sana
Başında da örtü tamam
Hürmet sana, minnet sana
Sözümona riya bilmez
Oturaklı delilerden, tumturaklı neşideler,
Kopar çığcasına
Kopar da ansızın, böğrümü deler
Edimsel koşullanır, ussuz ve edimsel
Çiçeğe yürür de bahar olurum
ağlanmamış acılarım var,
ağustos da bitsin öyle gel
şimdi ne yağmur ne rüzgar
maviler seğirtsin, öyle gel
gölgeler büyüsün, dağlar soyunsun
bir el, bir el dokunur ya, usulca
saçlarına merhamet gibi
yüreğinde umut; üstünde ışık, bolca
hani gider ya elinden, ihtiyarın
kuş olursun ya
yerden kesilir ya, ayakların
Bir kuş ki şu ömür, tüyleri yosun
Sallasan elini, kayıp gidiyor
Bir mevsim, bir çiçek işte sen busun
Her gelen takvimi sayıp gidiyor
Süleyman n’eyledi hamamı, hanı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!