Bizim dağlıdır bakışında ceylanlar
Sustuğum yer senin gölgen,
raksına mihmandır bu üşümeler
yaşanmamışlıklara dair
bir şiir yazsam şimdi
ayarı bozulur gecenin
kıytırık bir lacivertte boğulmasın
varsın yıldızlar
Dayı sofi, emmi imam
Vacip olmuş cennet sana
Başında da örtü tamam
Hürmet sana, minnet sana
Sözümona riya bilmez
Sana sensizliği anlatsam
trenler pas geçer istasyonu
bir vapur batar, hüzün hanende
ve kanadını düşürür üveyikler
Ne yazsam temelsiz ne desem sakat
Kadim zamanlarda kalmış belagat
Şimdi Şirin’siz metropoller içre
Erotik kazmalar bileyler Ferhat
bir yanım lalezar, bir yanımla yosunluyum
ben yeşilçam sokağının istanbuluyum
bir ahşap devri, siyah beyaz
adım yasaklanmış kasidelere
sen de git düşlerimden,
hadi sen de biraz
Sana kuşlar dilerim
göklerin bahçesinden
uçmak senin hakkın
kuşların nicesinden
senden kalan şiirlerin renginde
kuzgunî bir hava var,
mahzunum bu gece
usülsüz bir türkü kadar
hangi ezginin hangi nâmesi
Endamın davet, sözün "hicik"
Özün, ballı mıdır kız senin?
Gamzeler, çiy düşmüş gelincik
Yüzün, allı mıdır kız senin?
Gören göz, gerdanından pâc umar
Unutma şehidim, ağdığın yerden
Bir avuç masmavi gök getir bana !
Al kanın içinde parlayan türden
Bir yıldız yakala, sök getir bana
Deşerken bağrını vurup keseri




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!